·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  ŞÜNCELER

            Hidayet Kayaalp

 
h.kayaalp@web.de


KABAKLI KÖYÜN AHALİSİ VE NLP

                            „Kendini yönet, dünyayı yönetecek gücü bulursun...’’
                                                                                             (Platon)

Birisine „Yolun eğri, fikrin yanlış“ diye söze başlarsanız alacağınız cevabında ,, hadi len şurdan!“ türünden olacağından kuşkunuz olmasın.

Olduğu gibi kabul görme arzusu insanın temel beklentilerinden biridir.Belki kişinin yaptıkları tutarsız hatta ahlak ve kural dışı olabilir. Bunun ötesinde evrensel doğrulardan çatışma halinde bile gözükebilir ama, yinede siz ,, yanlış yapıyorsun !“ diye söze başlanırsa problemi büyütmekten öte bir şey yapmamış oluruz.

Tabi burada hemen akla bir soru gelebilir ve şöyle diyebiliriz „ doğru yapıyorsun diyelim!“ Hayır; önce sadece dinleyip anlamaya çalışmalıyız. „Yanlış yapıyorsun“ dememiz gerekmediği gibi „doğru yapıyorsun dememizde gerekmez. Sadece çok samimi bir şekilde dinlemek.

Dinlemek, çok önemli bir haslettir. Muhatabınızı samimi bir şekilde dinleyerek anlamaya çalışmak kadar tesirli bir etkinin olduğunu düşünemiyorum. İletişim teorilerinin çoğu nedense hep konuşmanın ince ayarlarına dikkat çekerler. Bunun yanında dinlemenin önemi çok az şekilde vurgulanır. Bir piskanalist şöyle der :“eğer insanlar birbirlerini yeteri kadar dinleyebilselerdi biz işsiz kalırdık.“

NLP’de bu konu „Ahenk Kurma“ diye dillendirir. „insan bir şey yaparken kendisi için o andaki en uygun seçimi yapar „ diyen NLP, „ her eylemin arkasında iyi bir niyet yatar“ tesbitinide ön kabulleri arasına koyar.

Bu herkesin her yaptığı mutlak doğrudur şeklinde değil, o kişi için o anki en doğru seçimdir şeklinde anlaşılmasına tekrar vurgu yapmak isterim. Ama“ her eylemin arkasında iyi bir niyet yatar“ sözünün doğruluğundan kuşku duyulmaz.

Yapılan işin sonucu ne kadar kötü ve saçma olursa olsun. o eylemin arkasındaki „İyi niyet“ gerçeğini çürütmez. Söz gelimi 8 yaşındaki oğlu Ahmed’i yatakta boğarak öldüren bir babanın yaptığı eylemin dehşeti tartışılmayacak kadar ortadadır. Ama sizin bu adama yaklaşımınız „cani herif !, barbar herif diye bağırıp 3-5 yılda hapiste tuttuktan sonra salıvermekse henüz 2 yaşındaki Ayşe’nin akibeti de tehlikede demektir.

Bu dehşet saçan cinayeti işleyen baba şöyle bir iyi niyetle yola çıkmış olabilir: „Hergün kirlenen bir dünyada sevgili oğlum Ahmed’in günahlarına bakarak sonundada cehennemi boylamasına gönlüm razı olmaz. En iyisi onu şimdiden ahirete göndereyim de o cennette emsalleriyle top oynasın!“

Görüldüğü gibi niyet hiçte fena değil ama netice facia... Hz. Ali’nin ünlü sözünü biraz tebdil ederek(değiştirerek) söylersek; „Kendisiyle kötülüğün icra edildiği iyi bir niyet!“

Bu babayı bu psikozdan çıkarmanın en kestirme yolu ahenk oluşturup onun taşıdığı iyi niyeti sonu facia olmayan olumlu hedeflere yöneltmekten geçer.

Bizde böyle bir babaya lanet yağdırırken iyi niyet taşıdığımızdan hiç kuşkumuz yok. Ama bütün iyi niyetimize rağmen çözüme değil çözümsüzlüğe yürüdüğümüzde ortada.Tıpkı trafik kazalarında bütün iyi niyetimizle yaralıya yardım etmek isteyipte, çoğu kez onu daha kötü durumlara soktuğumuz gibi.

Batı ülkelerinde „kazalarda, nasıl davralınır“ kursundan geçirmeden önce insanlara ehliyet vermezler.NLP bize hayat trafiğinde nasıl araba kullanacağımızı ve olası kazalarda nasıl davranacağımızı öğreten bir Beyin Yönetme sanatıdır.

Bireysel ilişkilerde olduğu kadar toplumsal ilişkilerde de durum aynıdır. Misafire, ikramdır diye, kendisi için koyun kesip Pilav döken köylülere „bırakın artık şu pilavı , planla ilgilenin“ diye bağıran valilerle merhum Recep Yazıcıoğlu’nun arasındaki fark iyi anlaşılmalıdır.

Toplumlarda, bireylerde kendisi gibi konuşan , kendisine benzeyen insanlara kucak açarlar. Söylediğiniz şeyler toplumun yararına olsada eğer onu anlaşılır dille seslendiremiyorsanız iletişim arızası yüzünden hiçbirşey elde edilmiyecek, belkide herşey aleyhimize bile dönüşebilecektir.

Uzun yıllar önce Patogonya ülkesinde küçük bir köy varmış. Köylüler yiyecek sıkıntısı içinde yaşarlarmış; sebebide köylülerin tarlalarına gidip mahsüllerini toplamalarını engelliyen bir canavarmış.

Birgün köye bir yabancı gelmiş ve köylülerin halini anlamak istemiş. Köylüler bir canavarın
bütün bu yoksulluğun sebebi olduğunu ve ondan korktukları için tarlalarına gidip mahsüllerini toplayamadıklarını anlatmışlar. Yabancı cesur biriymiş , kılıcını çekerek canavarın olduğu söylenen tarlaya gitmiş. Ancak yaklaştıkca hayreti artmış, çünkü köylülerin canavar diye gösterdikleri tarlada gözüken şey kocaman bir kabakmış. Kabağı parçalıyarak köye dönen yabancı korktukları şeyin bir kabak olduğunu söylince köylülerin hışmına uğrayarak öldürülmüş.

Bir hafta sonra köye başka bir yabancı gelmiş ve aynı şekilde canavar hikayesini dinlemiş. O da cesur biriymiş ve kılıcını çekip tarlaya doğru yürümüş.O da büyük bir kabakla karşılaşınca şaşırmış. Kabağı parçalara ayırdıktan sonra köye dönüp, korkulan şeyin bir kabak olduğunu söyleyince kızgın köylülerin saldırısına uğrayıp öldürülmüş.

3-5 Hafta sonra köylüler açlıktan kıvranırken köye üçüncü bir yabancı gelmiş, köylülere „korkmayın canavarı öldüreceğim „ diye söz verdikten sonra tepeye yürümüş. Tarlaya vardığında o da büyük bir kabakla karşılaşmış.kılıcını çekip kabağı parçalara ayırdıktan sonra köye dönüp canavarı öldürdüğünü söylemiş . Sevinçten havalara uçan köylüler adamı uzun süre misafir edip ondan özgüven ve cesaret dersleri almışlar.

Adam bu zaman zarfında köylülere kabaklarla canavarlar arasındaki farkıda bir güzel öğretmiş...

SAYFA BASI




Yazarın diğer yazıları:

Kabaklı köyün ahalisi ve NLP
´´Değişim mi, Gelişim mi?´´


SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Hidayet Kayaalp
Kabaklı köyün ahalisi ve NLP
Ozan Yusuf Polatoğlu
”Avrupa birliği”inden ”Ortadoğuda”ki karışıklığa
Fikret Ekin
''Puzzle'' ın bütününü görmek (1)
  Şensel Aşkın
İnsan Hakları ve İslam Ülkeleri
Alperen Çelik
Terör  nedir, ne değildir?
Şefik Kantar
Gündemi Avrupa’ya taşımak
Mahmut Aşkar
Almanya siyasi hayatındaki yerimiz
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Hidayet Kayaalp
´´Değişim mi, Gelişim mi?´´
Üzeyir Lokman Çaycı
Hazır mısınız çocuklar?
Ali Kılıçarslan
Anti-İslam kampanyası
İsmail Altıntaş
Yılbaşı ve Noel Üzerine Düşünceler…
Latif Çelik
Yıl 1907… Almanya´da 12 bin Türk işçisi…
Sizden Biri
Nadan elinden
Ismail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Sebahattin Çelebi
Memleket Gülüm
Ayten Kılıçarslan
Azınlık Türk kadın hareketi var mı?
Muhsin Ceylan
Bekleyip, göreceğiz!
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bili