·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  ŞÜNCELER

            Hidayet Kayaalp

 
h.kayaalp@web.de



HÜSEYİNSİZLEŞEN TOPLUM RAYDAN ÇIKAR

D
üşünmekle hammallık etmek arasındaki farkın bilinmesi gerekir!
Hamalların taşıdıkları eşyaları kendilerine ait  sanmaları bu geçeği değiştirmez...
Taşınan malların mahiyeti de aslında esas açısından konuyu etkilemez; zira, eşyanın mücevher veya bakır türünden olması da sadece fiyakayı etkiler.
Velhasıl sonuçta hepsi birer hammaldır...

Toplumlada ki birçok insanın konuştukları sözlerin kendi düşüncelerinin bir ifadesi olduğunu sanmaları bazı durmlarda garabet derecesinde bir yanılgıdır.
Geçtiğimiz yüzyılda yaşamış Polonyalı bir matamatikci “Dil, deneyimin kendisi değildir” diyerek, gerçeğin çoğu kez söylenenin gerisinde aranması gerektiğine dikkat çekmiştir.

Bu  durum bazen, “Harita, alanın kendisi sayılmaz” diyerek de dile getirilir. ”Cebinizdeki harita sizi o araziye sahip kılmaz; tekrarlanarak söylenen  bazı sözler de sizi o gerçeğin insanı yapmaz!”

Bu durum  içinde bir avantajı da barındırıyor olamaz mı..? Yani, garabet arzeden durumların gerçek faillerinin aslında “hamallar”olmadığı haberini  fısıldamış olmaz mı kulağımıza?

Bence tam da öyle...

Başkalarının hatalı düşüncesinini hamallığını yaptığımız nokta da, birazcık hakkaniyet duygusu ile davranmak bize yepyeni bir kapının yönünü gösterir.

Bu kapıdan ilerisi düşünce alanıdır...

Ku’an, kuşkusuz, “Oku” diye başlar, ama “Düşün” diye devam eder!
Başkalarının şöyle veya böyle düşüncelerinin hamallığını yapmak düşünmek değil, aksine düşünmemekte ısrar anlamına gelir!

İnsanlar binyıllarca dünyanın yuvarlak değilde dümdüz olduğuna inandılar; böyle inanmaları gerçeği değiştirdi mi?

Mesela, bir apartmanın 8. katında dünyaya gelmiş bir insan düşünelim. Bu insanın da 18 yaşına gelene kadar doğduğu dairesinden dışarıya çıkamadığını varsayalım. Kendisine 18. yaş gününde; “Hadi özgürsün, işte asonsör, işte merdiven.” dendiğinde, “Hayır, ben pencereden gitmek istiyorum.” derse, öleceğini söylemeniz kehanet mi olur? O insanın yerçekimi kanunu bilmemesi veya yok sayması gerçeği değiştirir mi?

İsrar etmesi halinde sadece “cesedi yakışıklı olur” o kadar...

Tarihin bazı katlarında mahsur bırakılarak, dar odanın dar penceresinden dünya yı görmeye alışanlar günümüzde artık mazeretlerini tüketmiş durumdalar... Şimdi kendilerine farklı pencereler açan ve farklı çıkış yolları gösteren sayısız imkânlara sahipler.

Artık hamallığı yapılan  zararlı maddelerden daha çok zararlı, bazı ifsat edici düşüncelerden kurtulmanın zamanı geldi diye düşünüyorum.

“Sırtımdaki yükümü çözüp hafifliyemem
Haydutlar korkar ondan, ürküp kaçar kervanlar
Yezid’in mirası o, kimselere diyemem
Bekcileridir onun yaşıyan tüm Mervanlar...”
Tedirginliği ile de biryerlere varamayız...Hele hele şu sırtımuzdaki Muaviye yüküyle hiç varamayız!

“Haklı olan Ali idi, lakin Muaviye’de haksız sayılmazdı” gibi tam bir tevilcibaşı lakırtısı sözler Allah korusun, söyleyenin ne kadar safdirik olduğunu göstermekle kalmaz, “düşünmemekte ısrar etme suçu”ndan kendisini cehenneme yuvarlayabilir. Ayrıca böyle bir davranış, İslam`ın adalet ilkesiyle de uyuşmaz!
Merhum Hamdi Yazır’ın, “İslam’ın tevhitten sonraki direği adalettir.” dediği söylenir. Hz.Ali’nin karşısına “Muaviye de haksız değildi” sözünün konması, hangi adalet ölçüsüne sığar Allahaşkına!

Bu söz, “Sekizinçi kattan atlıyan genç, aşağıya düşer ama yukarıya doğru da uçabilir” demek kadar saçma sapan bir sözdür!

......................

Düşünmekle hammalık etmek arasında ki farkı ortaya koyan bir kitap bulunuyor elimde:
 “Hüseyinleşmek”
Yazarı:Mahmut Aşkar...
Aşkar’dan bahsetmek isterim bir kaç cümle...
Mahmut Aşkar, tam bir denge insanı... Hani aklınız olur, duygunuz olamaz. Duygunuz olur, dengeniz olmaz; olur-olmaz yerde saçmalarsınız.
Mahmut Aşkar, üç özelliği de şahsında barındıran bir aydın, bir düşünce adamı.
Her karşılaştığımda değil (yılda sadece bir-iki kez görüşürüz) her makalesini okuyuşumda kendisinin bir kaç adım daha derinleşitiğini hissederim.

Konuları ele alış tarzına baktığınızda hemen, tam bir detaycıyla karşı karşıya olduğunuzu anlarsınız ve merak edersiniz; “Bu kadar parça biraraya nasıl gelecek?”
İşte Mahmut’un ustalığı orada kendini gösterir... Sonunda bakarsınız ki, hiçbir malzeme israf edilmeden yerli yerine konmuş ve ortaya mükemmel bir eser çıkmış.

En can sıkıcı konularda bile ne dengesini yitirir, ne de zerafetini elden bırakir. Bu açıdan bakıldığında da, Mahmut Aşkar tam bir üslup adamı olarak durur karşımızda... Mesela, Yezit veya Muavi’yeden bahsedildiği alanlarda bile herhangi bir Caferi zincire sarılırken, bir Sünni olan ben bile zıvanadan çıkarken
Mammut “uhuletle ve suhuletle”  sözünü söyler, yazısını yazar...
Hem de en güzel şekliyle, ama hiç eğip bükmeden.

Onun bir başka önemli özelliği olan ve benim,“Köprü Aydın” sıfatı taktığım tarafına bir başka yazıda uzunca değinmek isterim. Çünkü, onun ve keskin ideolojik saplantılara girmemiş bir kaç arkadaşın çalışmaları, Avrupa Türkleri ve onların gelecek nesilleri açısından hayati öneme sahiptir.

Mahmut Aşkar’ın ilk kitapının adı, “Toplum Raydan Çıkarken” idi.
İkincisi, “Hüseyinleşmek”
Her iki kitapının ismine de atıfta bulunarak telefonda kendisine, “Dostum! Hüseyinsizleşen toplum raydan çıkar” diye espri yapmak istemiştim. Ancak, kitapları okuduğunuzda işin espri yanı ortadan kalkıp, gerçekle yüzyüze geliyorsunuz...

Ve.. gerçekten, HÜSEYİNSİZLEŞEN TOPLUM RAYDAN ÇIKAR demekten kendinizi alamıyorsunuz...

Üçüncüleri...dördüncüleri...beşincileri de bekliyoruz, sevgili Mahmut!

İkaz ışıkların hiç sönmesin...

Hidayet Kayaalp

18.01.2010 Böblingen

SAYFA BASI


Yazarın diğer yazıları:

HÜSEYİNSİZLEŞEN TOPLUM RAYDAN ÇIKAR
YİĞİTLER YÜKSEKTE ÖLÜR...
YEN İÇİNDEN KOKU GELİYOR
BEN ASYA’LI BİR KÖYLÜYÜM
ADEM’İN ŞERLİ ÇOCUKLARI
Aşk yolunda bir soylu rehber: Yunus Emre 
SÖZE AYAR VERMEK
KÜRESEL  BÜYÜCÜLÜK
HÜSEYİN  ÜZMEZ’E AÇIK MEKTUP
İNİLTİ
BÖLÜNMÜŞ SEVDA
Sehpaya uygun boyacı mı aranıyor
Mumla eriyen umutlar
Düşünmek farzmıdır?
Demokrasinin çişimi geliyor
Söğüt’ün sevenleri
Kış Raporu
Kasıntı Kütürü
Asrın Belasına Çözüm...
Eşeklerin Gizemli Dünyası
İletişim Kavşağının İşaret Levhaları:İlgi Kalıpları
Ertuğrul Gazi Ve Dursun Fakıh Ve...
Kendimizle İletişim
Övgülerle sövgüler arasında
Değişimin Zihinsel Aşamaları
İletişim kanalları ve farklı davranışlar
NLP ve Biz
Kabaklı köyün ahalisi ve NLP
"Değişim mi, Gelişim mi?"


SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Hidayet Kayaalp
HÜSEYİNSİZLEŞEN TOPLUM RAYDAN ÇIKAR
Hayrettin Çakmak
İkinci yirmiyedi, beşinci Cuma
Mahmut Aşkar
Memleket Yine Toz-Duman
Yılmaz Kuzucu
İyiye değişim ve beyinlerde haraket
Üzeyir Lokman Çaycı
Bedava
Yakup Yurt
Bugün 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
Orhan Aras
Tuna nehri akmam, diyor
Nuran Yelkenci
Güçlünün Değil Haklının Sözü
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
M. Ali Aladağ
İki Zirve Arasında
Ozan Yusuf Polatoğlu
AMERİKA.. İSRAİL..
Osman Seçmez
Dalgalar kıyıya yaklaşmıştır
Sebahattin Çelebi
Sende şarkılar ölür...
Haldun Çancı
Büyük Karara Doğru
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Siyasi ahlak ilkeleri ve yöneticilerimiz!
Haldun Çancı
Büyük Karara Doğru
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Siyasi ahlak ilkeleri ve yöneticilerimiz!
Hasan Kayıhan
Ben "Hicbir Şey" demiyorum!..
Ali Kılıçarslan
AB’nin hutbe rahatsızlığı
Fikret Ekin
Komplo Teorisi Yok-2
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Mustafa Can
Çağımızın Dervişe Açık Kapıları Var mı…
Ayten Kılıçarslan
Erkekler farklı mı ölür?
Şensel Aşkın
Küresel ruh krizi
Serdar Çelebi
ETU (Europaische Türkische Union)  ne yapıyor?
Betül Parlar
Uyuşturucu Bağımlıları
Muhsin Ceylan
Kin vaizleri /Hassprediger
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Dr. Nebil Bozdoğan
Tırnak batması ile ilgili bilmemiz gerekenler
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Sizden Biri
Gurbet
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç