A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  YAZARLAR  
·  SÖYLEŞİ  
·  EKONOMİ  
·  POLİTİKA  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  KADIN & YAŞAM  
·  SAĞLIK  
·  MUTFAK  
·  ÇOCUKLAR  


  DÜŞÜNCELER

            Hidayet Kayaalp

 

h.kayaalp@web.de




ATIB KURULTAYI

Timur, Şeyh Bedrettin’e sorar:
“Ülkelerim hakkında ne düşünürsün?”
“Muheteşem” der, Şeyh Bedrettin, “muhteşem!”
Sonra soruyu Ş. Bedrettin sorar:
“Ya siz, sizden sonrası için ne düşünürsünüz?..”
İşte karizmanın cevaplayamadığı tek soru, belkide tarih boyunca hep bu soru olmuştur.

Şeyh Betrettin, Yıldırım Beyazit’ın yenilgisinde sonra Osmanlı’nın  yaşadığı çözülmeye bizzat şahit olmuş, alleme de olsa tek kişilik karizmalara yaslanan devlet ve ku
rumların tarih içindeki yolculuklarını sürdüremiyeceklerini farketmiştir.

Kim bilir belki de Osmanlı, o hayranlık uyandıran müesses nizama (kurmsal yapılanmaya) geçebilmesini, kendisini “asi” sayarak idam ettiği Ş.Bedrettin’in ikazlarına borçludur…

Bütün bunlarla ATIB Kurultayı ve kadrolarının ne alakası mı var diyorsunuz? İzah edeyim:

Yukarıda da değinildiği gibi, birazcık tarihe ve sosyolojiye merakı olanlar bilirler ki; ne kadar bilgili, ne kadar faziletli, ne kadar cesaretli olursa olsun kurumsallaşamayan devlet, müessese, tarikat veya cemaatların ömürleri yaslandıkları önderin  ömrü kadardır!

Ben bugüne kadar ATIB’i de bu bakış açısına vurarak değerlendirip, bir karara varmıştım, o da kısaca şöyle özetlenebilir: ATIB, Sayın Musa Serdar Çelebi’nin iletişim kabiliyetinden beslenen şahsi karizması etrafında oluşmuş bir yapıdır. Allah, Çelebi’nin ömrünü uzun etsin ve gönlünü de ATIB’ten ırak kılmasın…

Sayın Selahattin Saygın’ın başkanlığını duyduğumda da “bu akıl işi değil” demiştim…Çünkü bende oluşan kanaata göre “zor iş”ti ATIB’de, artık başkanlık yapmak; güçlü karizması olan Çelebi’den, derin entelektüel birikimli Fikret Ekin’den sonra…Zor işti gerçekten!

Yanılmışım…
İnsan yanılgısını itiraf ederken mutlu olur mu ?
Tuhaf ama öyle…
Bir Mayıs 2010 benim mutlu bir “yanılgı günüm” oldu…
Yanılgım, “tarihsel bakış”ın kendisinden değil ,ATIB kadrolarının özelliklerini eksik  analizimden  kaynaklanıyordu.

Sayılarını binlerle ifade edebileceğimiz bir insan seli…Çoşkulu…Saygılı ve en önemlisi de umutlu olmaları.

Umut ve beklentilerinin dünyalık olmaktan öte bir şey olduğu hallerinden belli. Onlar Allah’ın rızasına talip ama “biz yaptık”demeyen kadrolar..
Onların bir partisi yok (daha doğrusu onlara dayatılan bir parti yok) ki “dünyalıktır”diyelim.
Onların kısaca tarifi, “Bana seni gerek seni” diyen ‘ Yunuslar  kervanı’ olabilir. Ve o yüzden kendimi gün boyu adeta Türkmen Kurultayı’nda hissettim.
Belki ufak bir nüansla, ‘Çağdaş Türkmen Kurultayı” demek daha doğru olabilir…

Peki benim değerlendirme dışında tutarak yanılgıma sebep olan şey ne idi!?

ATİB’i kuran kadroların (Serdar Çelebi, Ali Batman, Fikret Ekin, İhsan Öner, Selahattin Saygın v.d.) bir çok insanın kurumsallaşmanın önemini kavrayacak tarih bilincine sahip insanlar olduklarını unutmuş olmam.

Birde şu ilave edilmeli: Başkalarında gördüğüm“sevgi”adıyla paketlenen davranış bozukluklarından duyduğum rahatsızlığın hassasiyeti.

Kurultay da şunları farkettim:
ATIB artık köklü bir kurumdur. Başında, bırakın Selahattin Saygın gibi hizmet ehli, duygu ehli bir insanın olmasını, Deli İbrahim gelse bile bu kuruma bir zarar veremez.

ATİB mensuplarının birbirlerine olan sevgileri “hastalıklı”bir sevgi değil, kaliteli bir sevgidir. Bu sevgi artırılarak Avrupa’daki her insanımıza ulaşmalıdır. Bu millet içten gelen sevgiye kayıtsız kalmaz. Bu işin sahtesi bile bu kadar pirim yaparken kaynağın aslı kendini göstermelidir.

ATIB’in merkez ve yan kadroları bırakın bir kurumu, ülke idare edecek kadar donanımlı ve ahlaklı kadrolardır.

Ben, bana ve benim gibi “armutta sap, üzümde çöp” arayanlara ne demeli diye düşünürken Kamuran Dönmez’in gönderdiği “Hayata yön veren sözler” paketinden Goethe’ye ait bir söz geldi yerine oturuverdi: ‘ÇİÇEĞİN DİKENİ VAR DİYE ÜZÜLECEĞİNİZE, DİKENİN ÇİÇEĞİ VAR DİYE SEVİNİN’

6 Mayıs 2010  Hidayet Kayaalp



SAYFA BASI


Yazarın diğer yazıları:

LAMI CİMİ YOK
OYNAMADAN GÜLEBİLMEK
HÜSEYİNSİZLEŞEN TOPLUM RAYDAN ÇIKAR
YİĞİTLER YÜKSEKTE ÖLÜR...
YEN İÇİNDEN KOKU GELİYOR
BEN ASYA’LI BİR KÖYLÜYÜM
ADEM’İN ŞERLİ ÇOCUKLARI
Aşk yolunda bir soylu rehber: Yunus Emre 
SÖZE AYAR VERMEK
KÜRESEL  BÜYÜCÜLÜK
HÜSEYİN  ÜZMEZ’E AÇIK MEKTUP
İNİLTİ
BÖLÜNMÜŞ SEVDA
Sehpaya uygun boyacı mı aranıyor
Mumla eriyen umutlar
Düşünmek farzmıdır?
Demokrasinin çişimi geliyor
Söğüt’ün sevenleri
Kış Raporu
Kasıntı Kütürü
Asrın Belasına Çözüm...
Eşeklerin Gizemli Dünyası
İletişim Kavşağının İşaret Levhaları:İlgi Kalıpları
Ertuğrul Gazi Ve Dursun Fakıh Ve...
Kendimizle İletişim
Övgülerle sövgüler arasında
Değişimin Zihinsel Aşamaları
İletişim kanalları ve farklı davranışlar
NLP ve Biz
Kabaklı köyün ahalisi ve NLP
"Değişim mi, Gelişim mi?"


 

   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

İhtiyaç, İhtiras, Sapkınlık
Serbest piyasada müsteriniz değiştiği gibi dostlarınız, ahbaplarınız da, arabalarınız gibi zevkleriniz de değişiyor. Devam

Hidayet Kayaalp

LAMI CİMİ YOK
Çetelere sövmek, darbecileri lanetlemek belki insanı rahatlatır, ama gelecek nesillerin başına gelecek tehlikeyi ortadan kaldırmaz. Devam

Yakup Yurt

TACİZ Mİ, CİNSEL HACİZ Mİ ?
Kendi ailelerinin bayanlarının namus bekçiliğine soyunan doyumsuz “erkekler” başkalarının ailelerini oluşturan bayanların namusunu hiçe sayabiliyorlar. Devam

Ali Kılıçarslan

Almanya’da İslam İlahiyatı
Almanya’da üniversitelerde Almanya’nın şartlarına göre ‘İslam İlahiyatı Kürsüsü’ kurulması gereklidir. Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

ABD Saldırılarının Doğası
ABD, fundamentalist İslamcı teröristlerle savaştığını iddia etmektedir. Devam

Leman Kuzu

KABUL  ETMİYORUZ!..
Ey ABD, tüm dünya biliyor ki, sen emperyalist bir güçsün. Devam

Prof. Dr. Ramazan Demir

Neden Cumhuriyet?
Cumhuriyet, kendi içinde birçok devrimi barındıran bir hayat biçimi, yaşama biçimi olarak anlaşılmalıdır. 
Devam

Nuran Yelkenci

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Müslüman Türk Kadınının Yeri...
Ev ekonomisini en iyi şekilde yönetebilen akıllı, eğitimli bir kadın neden ülkeyi
 yönetemesin?
Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Umut Bulut

Kalıbınıza tüküreyim
İnsan olarak en çok da sevdiklerimizden darbe alınca yaralanırız ya, bu yara kolay kolay kabuk tutmaz. Devam

Yakup Tufan

GÖÇMENLER VE UYUM MECLİSLERİ
Almanya’da gerçekleşmesi arzu edilen gerçek bir uyum, ançak -gerçek bir demokratik hak- ve -eşitlik ilkesi- ile elde edilebilir. Devam

Orhan Aras

KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam

Mehmet Ali Aladağ

Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam

Ayten Kılıçarslan

Kadın Dindarlığına Hürriyet
Neticede kadınlar, başörtüsü ve meslek hayatı arasında tercih yapmak zorunda bırakılmaktadırlar.
Devam

Nurdoğan Aktaş

Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat