A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  YAZARLAR  
·  SÖYLEŞİ  
·  EKONOMİ  
·  POLİTİKA  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  KADIN & YAŞAM  
·  SAĞLIK  
·  MUTFAK  
·  ÇOCUKLAR  


  DÜŞÜNCELER

            Hidayet Kayaalp

 

h.kayaalp@web.de




ÇAKMA LİDERLİK

“Bazı sözler vardır ki, kişiye itibar kazandırır” der, bir düşünür.
Eğer dilinizi çabuk tutar da,  bu “itibaralı” sözlerden birini muhatabınızdan önce söylemeyi  başarabilirseniz oyuna bir-kaç puan önde başlamış sayılırsınız.

Mesela, “vatanseverlik” kavramı bu sözlerin içinde en çok itibar kazandıranlardan biri olması hasebiyle  baş sıralarda yer alır. “Biz vatanseverler....” diye söze başlamayı becerdiğiniz an, muhatabınızı otomatikman edilgen alana fırlatmış olursunuz! Ondan sonra garibimin yapacağı tek şey, “ Vallah-billah bizde vatansevereriz” diye debelenmekten ibaret olacaktır. Şayet muhatap kendini çabuk toparlar da, “ Yahu kardeşim, vatanseverlik, normal bir insanın, normal bir  davranışıdır... Abdülhak Hamit, ‘Kız, köpekler bile vatanseverdir/ Vatanı sevmeyen acep kimdendir’ dememiş mi, diye itiraza yeltenirseniz, demedi demeyin ama, büyük ihtimalle, “Edebiyat yapma, düdük!” cevabını alabilrsiniz.
Artık, Frans Kafka’nın,  burs verdiği Yahudi kız öğrenciye, “Ziraat oku, ziraat... Kurulacak vatanda he türlü çiçeği yetiştirmeliyiz.” sözlerinin  ihtiva ettiği vatanseverlik anlayışına duyduğunuz hayranlığı kendinize saklamalısınız... Zira yiğidimi böylesi laflar bozar!..

Bir başka itibarlı söz de liderlik sözüdür.
Bu söz, öyle kendi kendine çalıp söylemekle kişiye itibar kazandırmaz, o yüzden de biraz netamelidir. Ama çevrenizde “uyanık” bir-kaç kişi  varsa o kadar da zorlanmazsınız canım!

Hikâye onlardan birisinin, “Usta, inan sen lider bir insansın!” demesiyle başlar çoğu zaman. Müstakbel liderimiz bir yandan “estağfurullah”  çekerken, öbür yandan yan cebini göstermekle meşgul olur. Sonuçta bunlar kendilerini koruyamazlar.  Delirmek için bile “kırk sayısı” şartı aranırken, üç-beş goy-goycunun,  üç-beş gazı ile havaya giriverirler...

Bu hale ben “liderlik sendromu diyorum.

Bu sendroma  kendini kaptıranlara her şeyden önce, herkesin lider olmasının mümkün olmadığı gibi buna gerekte olmadığı lisan-ı mümasiple anlatılmalıdır. Sonra da “usta, bu işi ancak sen yaparsın!” gazı ile kişileri yoldan çıkaran “yakın çevre” ye şunları söylememiz gerekir:

Bakın Erenler!

“Şeyhi müritleri uçurur” sözü doğrudur ama “Şeyhi çoğu kez de müritleri düşürür” tesbiti de o kadar doğrudur. Sonra sizler, iyi yüzen birinin aynı zaman da iyi de uçabileceği, iyi uçan birinin de iyi koşabileceği gibi bir yanılgı içindesiniz... Halbu ki bu özelliklerden her biri ayrı bir alanı ve ayrı bir yöne işaret eder... Mesela, adam iyi bir pazarlamacıdır diye fabrikanın başına getirirseniz kısa süre sonra fabrika pazarlıyacak mal üretemez hale geldiğinden bu kez sizleri pazarlıyarak asli görevine geri döner.

Eğer siz bir insanı çok şey biliyor diye işin başına geçirirseniz, sadece bu özelliği olduğu için ona hayransanız, bir müddet sonra o bilgiler hem sizin için, hem de kendisi için ninni vazifesi görmeye başlayacağından, hepinize  iyi uykular, tatlı rüyalar dilerim...

Yine eğer, bir adamı çok iyi yönetici, filan kurumu kâra geçirdi, feşman makamı ihya etti, alın işte, “Yönetim de Altın Kurallar” adı ile şiir bile yazdı diye ona “liderlik” atfederseniz... O zaman da  birkaç şeyin hatırlatılması birilerine elzem olur:

1.     Lider, yöneten insan değil yönlendiren insandır. Yönetici, belli kuralları, belli prosüdürü en iyi uygulayan insana denir. Lider, o kuralları koyan, kural ve prosüdürlerin değişim ve dönüşüm vakitlerini hissederek harekete geçmekten çekinmeyen insanın adıdır. Stephen Covey’in “Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı” adlı kitabında belirttiği gibi lider, ormanda herkesin yolunu kaybettiği anda, ağacın tepesine çıkıp ‘şu tarafa’ diye bağıran insandır!..

2.     Lider, her şeyi bilen insan değil, bilinmesi gereken şeyleri bilen insandır. Elbette lider okur, tarih, edebiyat, felsefe alanlarında o da genel bir bilgiye sahiptir ve elbette bu günü de takip eder; ancak lider daha çok, 21 yaşındaki Fatih’in cesaret ve misyonu ile ilgilenir; o İstanbul’u fetheden askerlerin kılıçlarının hangi tür çelikten yapıldığını bilmek zorunda değildir. Lider bilginin tuzağına düşerek “eylem fukarası” olmayı göze alamaz. Ünlü fizikci Einstein’e sorarlar: “Bir mil, kaç santim eder?” “Bilmiyorum “der Einstein, “3 dolarlık referans kitaplarında bulabileceğim bilgiler için zihnimi meşgul etmem!”         Bu bağlamda söylenecek en önemli söz belki de;                LİDER, BİLENİ BİLEN İNSANDIR.. demek doğru olabilir.
Lider, her şeyi bilmek zorunda değildir ama, kimin neyi bildiğini bilmek zorundadır. Bu bağlamda “işi ehline vermek” en büyük liderlik vasfı olarak tebarruz etmekle kalmaz, bizim inanç iklimimiz içinde önemli bir sünneti de yerine getirme çabası içerir.

3.     Lider, “ben odaklı” kişi değil, “sen odaklı” kişidir. O, topluma konuşurken de, tek-tek bireylerle konuşurken de, merkeze kendini değil, muhatap olduğu şahsı veya mensup olduğu milleti koyar. “Aziz milletimiz” diye başlar söze. Toplumla beş duyu ötesinde sezgi ve duygu frekansları ile iletişim kurmasını bilir ve bunu inanarak yapar. İnsanlarla  bire bir konuştuğu zaman en doğal ve samimi duygularla iletişim içindedir. Konuştuğu insanları kafaya almak için değil, kalpten konuşur, rol yapmaz. “O, gönülden gönüle bir yol vardır” sözüne gönülden inanır. Karşısındaki insanın kendini iyi hissetmesini başarabilen insandır lider.

4.     Aşiret idare etmekle toplum idare etmenin farklı şeyler olduğu da bir liderin bilmesi gereken hususların başında gelir. O zaman ağalıkla liderliği birbirine karıştırmaz...

Son olarak şunu demek isterim:
Allah her insanı farklı özelliklerle yaratmıştır. Meşru alan içinde her meslek kutsaldır. “Taş yerinde ağırdır” diye güzel bir atasözümüz bile var. Kendi doğal özelliklerimizi inkişaf ettirerek insanlığa hizmet edebiliriz. Ne diyor M. Luther King: “Eğer temizlikci iseniz en iyi temizliği yapınız. Göktekiler ve yerdekiler dünyanın en iyi temizlikcisi burada diye size gıpta etsinler”.

Son günlerin moda deyimini kullanacak olursak, işin çakmasından uzak durup, kendimiz olmaya çalışalım.

Her şeyin çakması tuhaf oluyor ama, liderliğin çakması biraz da komik oluyor.

Hidayet Kayaalp
31.12.2010



SAYFA BASI


Yazarın diğer yazıları:

ÇAKMA LİDERLİK
‘SÖZLERİNİZE DİKKAT EDİN’
EVET... EVET... EVET ARKADAŞLAR..!
“ÜSTÜNÜZÜ GİYİNİN ÜŞÜRSÜNÜZ”
ATIB KURULTAYI
LAMI CİMİ YOK
OYNAMADAN GÜLEBİLMEK
HÜSEYİNSİZLEŞEN TOPLUM RAYDAN ÇIKAR
YİĞİTLER YÜKSEKTE ÖLÜR...
YEN İÇİNDEN KOKU GELİYOR
BEN ASYA’LI BİR KÖYLÜYÜM
ADEM’İN ŞERLİ ÇOCUKLARI
Aşk yolunda bir soylu rehber: Yunus Emre 
SÖZE AYAR VERMEK
KÜRESEL  BÜYÜCÜLÜK
HÜSEYİN  ÜZMEZ’E AÇIK MEKTUP
İNİLTİ
BÖLÜNMÜŞ SEVDA
Sehpaya uygun boyacı mı aranıyor
Mumla eriyen umutlar
Düşünmek farzmıdır?
Demokrasinin çişimi geliyor
Söğüt’ün sevenleri
Kış Raporu
Kasıntı Kütürü
Asrın Belasına Çözüm...
Eşeklerin Gizemli Dünyası
İletişim Kavşağının İşaret Levhaları:İlgi Kalıpları
Ertuğrul Gazi Ve Dursun Fakıh Ve...
Kendimizle İletişim
Övgülerle sövgüler arasında
Değişimin Zihinsel Aşamaları
İletişim kanalları ve farklı davranışlar
NLP ve Biz
Kabaklı köyün ahalisi ve NLP
"Değişim mi, Gelişim mi?"


 

   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

Avrupa’da Ramazanlaşmak
Avrupa’da Ramazan’ı yaşamak, oruçlu olmak Türkiye’dekine benzemez: Orada oruçlu olmayan “öteki”, burada ise oruçlu olan...
 Devam

Hidayet Kayaalp

EVET... EVET... EVET ARKADAŞLAR..!
Milletimizin hafızası baskılarla, darbelerle, itip kakmalarla sekteye  uğratılmış olabilir ve bir “unutkanlık dönemi”  içinde bulunabiliriz! Devam

Yakup Yurt

Belçika’da Siyasi Akrobasi...
Mevcut Anayasaya göre üç Bölgeli Belçika Federal Devletinde kuzey ile güneyin siyaseten ayrıştıkları ve hiçbir konuda anlaşamadıkları gün gibi aşikar. Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

Kurucu İktidarın Anayasası
Bu üç Anayasayı göz önünde bulundurursak, bunlardan hangisi kurucu iktidarın hazırladığı Anayasadır?  Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

YAZIKLAR İSRAİL’E
Korsan devlet ayıbı
Böyle vurdu sahile..

Devam

Prof. Dr. Ramazan Demir

“Açılım” Hukuku ve Sonuçları...
“Demokratik açılım” diye milleti uyutmaya çalıştıkları komediye artık Türk milleti “mizah konusu” yaptı.
Devam

Yakup Tufan

SALDIRGAN İSRAİL VE “MAVİ MARMARA” BASKINI
Artık yalnız kınamak yetmez! Artık ciddi adım atılması lazımdır! İsrail’in bu saldırgan,  pervazsız ve çılgın tutumuna bir son vermek lazımdır! Devam

Ayten Kılıçarslan

Hilal Sezgin’in Mihriban’ı
Almanca’yı bir edebiyat dili olarak en iyi kullanan kalem üstadlarından Hilal Sezgin; hem Almanca hem de Türkçe’ye doğmuş bir yazar. Devam

Leman Kuzu

AMAÇ DOĞRUYU BULMAK!
Hangi parti başa gelirse gelsin, halkın sorunlarını çözecek sistemler üretelim! 
Devam

Mehmet Ali Aladağ

Bizim Sofistike ve
Komplike Aydın
Eğer bu söylediklerini sen anladıysan, ben de senin gibi olayım... Kafası karışık, zihni bulanık, şaşkın herif! Devam

Nurdoğan Aktaş

‘’Beyaz Hüzün’’e ‘’Merhaba Olsun’’
Batı Avrupa ülkelerinde yaşayanlar Türkülerin gücünü en iyi bilen ve bilmesi gereken insanların başında gelirler.  Devam

Orhan Aras

BAĞIMSIZLIK RUHU
Proğram bittiğinde hepimiz Azerbaycan doluyduk. Dili dilimizde, sevinci yüreklerimizde, hasreti dudaklarımızda ve geleceğinin aydınlığı da gözlerimizdeydi. Devam

Ali Kılıçarslan

“Müslümanı Avrupalılaştırmak”
Avrupa’nın mı islamlaştığını, bir başka deyişle müslümanlaşacağını öğrenmek isteyenler, özellikle Almanya Türkleri’nin geleceği hakkında fikir yürütenler, bu kitabı mutlaka okumalılar. Devam

Şefik Kantar

Batı cephesi bildiğiniz gibi
İçedönük Alman politikalarının temelinde; Almanlığı ve Alman İslamı’nı dayatma, ne şekilde olursa olsun kabul ettirme düşüncesi yatıyor.
Devam

Nuran Yelkenci

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Müslüman Türk Kadınının Yeri...
Ev ekonomisini en iyi şekilde yönetebilen akıllı, eğitimli bir kadın neden ülkeyi
 yönetemesin?
Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Çocuklar bizim!
Gerekirse suç işlenen bölgelere psikologlar, spor öğretmenleri, antrönerler,  spor salonları, kütüphaneler,  götürülmelidir... Devam

Umut Bulut

Kalıbınıza tüküreyim

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat