·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  NETYAZI

     Ali Kılıçarslan

 

a.kilicarslan@web.de


Oy hakkı sözü ne oldu?

Dış Türkler'in Türkiye'deki genel seçimlerde oy kullanma hakkı, genel seçimler yaklaştığı için yeniden gündeme geldi. Konu, tam çeyrek asırdır tartışılıyor.

Dış Türklerin Türkiye’deki genel seçimlere katılımı, birçok açıdan büyük önem taşıyor.

Dış Türklerin büyük bir kısmı yaşadıkları ülkelerin henüz vatandaşı olmadıkları için her iki ülkede de seçme ve seçilme hakkına sahip değiller. Çünkü; bir kısmı Türk vatandaşlığından çıkmak istemediği ve bir kısmı da bulunduğu ülkenin vatandaşlığına geçiş şartlarını yerine getiremediği için oy hakkından mahrum kalıyor.

Her şeyden önce, Türkiye’deki genel seçimlere katılım hakkı, Türkiye ile bağların devam etmesi açısından çok önemlidir.

Demokratik hukuk devletlerinde seçimlere katılmak  sadece vatandaşlık hakkı/görevi değil, aynı zamanda demokrasinin de bir gereğidir. Bir başka deyişle vatandaşın seçim yoluyla yönetime ortak olmasıdır. Vatandaşların tamamının katılamadığı bir seçim, adil olmaz. Milletin söz sahibi olamadığı, oy kullanamadığı bir demokrasi, tam demokrasi sayılamaz. Kısaca; Dış Türklerin Türkiye’deki genel seçimlere katılamaması, hem anayasaya aykırı hem de demokrasiyle bağdaşmıyor.

Çünkü 1995 yılında, TBMM, Türkiye dışında yaşayan Türk vatandaşlarına Türkiye’deki genel seçimlere katılım hakkı tanıdı. Yaklaşık 12 yıldır, bu konuda laf üretmekten öteye hiçbir adımın atılmamasının tek bir gerekçesi olabilir: Türkiye’deki siyasetçiler, Dış Türklerin seçimlere katılmasını istemiyorlar. Eğer istemiş olsalardı, özellikle son 12 yılda bu sorunu çözüme kavuştururlardı. Son 25 yılda iktidara gelen bütün hükümetler, bu sorunu sürekli “gelecek seçime kadar çözüme kavuşturacağız” diye söz vermelerine rağmen, bu konuda 1995 yılında alınan kararın dışında hiçbir şey yapmamışlardır.

Türkiye dışında yaklaşık 2,5 milyon seçmen var. Dış Türkler de Türkiye’nin genel politikasının belirlenmesinde söz sahibi olmalıdırlar. Zira Türkiye’de geliştirilen ve yürütülen politikalar, sadece Türkiye’de yaşayanları değil, doğrudan yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarını da ilgilendiriyor. Üstelik bu gerçek, sadece küreselleşen dünya gerçekleriyle açıklanamayacak kadar geniş bir alanı kapsıyor. Bunların başında, Türkiye’nin yurtdışındaki vatandaşlarına bakışı, emeklilikten emlak vergisine, kültürel ve dini eğitimden dilin muhafazasına, vize uygulamasından ikili anlaşmalara kadar pek çok alan Ankara’da belirlenen politikalara bağlı olarak şekilleniyor. Politik kararlardan doğrudan etkilenen Dış Türkler, söz konusu  politikaları belirleyen bir güç haline gelmelidirler. Bunun da yolu genel seçimlere aktif ve pasif katılımdan geçiyor.

Yapılması gereken tek iş, bir an önce genel seçimlere katılım hakkının sağlanmasıdır. Bunun en kolay yolu “mektupla oy” kullanmadır. Söz gelimi; Avrupa bir seçim bölgesi kabul edilebilir ve mektupla oy kullanılabilir. Elbette başka çözümler de olabilir. Ancak, sonuç mümkün olduğunca fazla katılıma imkan vermelidir.

Günümüzde, yurtdışında yaşayan Almanlar, İtalyanlar ve daha birçok AB ülkesinin vatandaşları mektupla oy kullanarak ülkelerindeki genel seçimlere katılabiliyorlar. Aynı şekilde Dış Türkler de mektupla oy kullanabilirler.

Dış Türklere tam 25 yıldır verilen oy hakkı sözü, artık yerine getirilmelidir.

SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:

Oy hakkı sözü ne oldu?
“Almanca'yı Koruma Yasası” mı?
Dönüş düşüncesi
Made in Germany
İlk kadın başbakan
Yeni meclis, eski kafa
AB’nin hutbe rahatsızlığı
Utandıran Pano
Doğru yazalım, doğru konuşalım!
Anti-İslam kampanyası
Sömürge Medeniyeti
Milletin parasıyla içki içmek
40 yıl önce 40 yıl sonra
Uyum mu, Kıyım mı?
Zihniyet Krizi
   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Mahmut Aşkar
Nasıl Bir Türkiye?
Ayten Kılıçarslan
Almanya’nın rotası
M. Ali Aladağ
Alman Bastırınca....
Hidayet Kayaalp
Kış Raporu
Osman Seçmez
Dalgalar kıyıya yaklaşmıştır
Sebahattin Çelebi
Sende şarkılar ölür...
Haldun Çancı
Büyük Karara Doğru
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Yılmaz Kuzucu
Evlenmek mi zor, anlaşmak mı? Veya  neden illa Aile?
Yakup Yurt
Tarihte ve gelecekte kadının yeri
Veli Kalli
Gurbet Çilesi
Nuran Yelkenci
Sen de Haklısın, Sen de Haklısın, Sen de!
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Güzel İstanbulumuz şantiye alanı mı olacak?
Şefik Kantar
Her şey hayallerle başlar
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Avrupa Birliği "Faşizmi"
Orhan Aras
Bizi Hangi Dünyada Öldürüyorlar Kardeşler
Mustafa Can
Ben Uyumdan Yanayım, Ya siz..........
Hasan Kayıhan
3 Ekim Beyannamesi
Betül Parlar
Hey du...
Fikret Ekin
Türkiye’nin “Sorunu”
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Üzeyir Lokman Çaycı
Siyah Çelişkiler
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bili