·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  NETYAZI

     Ali Kılıçarslan

 

a.kilicarslan@web.de


 

Almanya’da İslam İlahiyatı

Alman Bilim Kurulu’nun (Wissenschaftsrat), kamuoyuna sunduğu ‘Alman Yüksekokullarında İlahiyat ve Dini Bilimlerin Geliştirilmesine İlişkin Tavsiyeler’ (Empfehlungen zur Weiterentwicklung von Theologien und religionsbezogenen Wissenschaften an deutschen Hochschulen) raporu tartışılmaya devam ediyor. (1) Merkezi Köln’de bulunan Bilim Kurulu, Federal Hükümet’e ve eyalet hükümetlerine ilmi ve yüksek öğrenime ilişkin konularda sunduğu tavsiyeleriyle tanınıyor. Kurulun sunduğu raporlar, siyaset ve bilim çevreleri tarafından önemseniyor.

156 sayfalık rapor sadece İslam İlahiyatını ele almıyor. Ancak, kamuoyu şimdilik raporun İslam İlahiyatı konusundaki tavsiyelerine odaklanmış bulunuyor. Bu arada raporda teğet geçilen konular, medyada esas maddelerden daha çok öne çıkarılıyor. Bu nedenle söz konusu raporun, özellikle İslam İlahiyatı ile ilgili bölümlerinin anahatlarıyla bilinmesinde fayda var.

Raporun birinci bölümünde, İsevi ve Musevi Teolojisi’nin yanısıra Alman yüksek okullarında ‘İslam Dini Bölümleri ve İslami Araştırmalar’ (s. 37-48) hakkında durum tespiti yapılıyor, ikinci bölümde ise Alman yüksek okullarında kurulması öngörülen ‘İslam Dini Bilimleri ve İslam Araştırmaları Enstitüsü’ (s. 75-89) bir başka deyişle
‘İslam İlahiyatı Kürsüsü’ hakkında tavsiyeler sıralanıyor. Özet olarak Almanya’da dini çoğulculuğun arttığı ve İslam İlahiyatı’nın Alman üniversite sistemine dahil edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

TARİHÇE

Almanya’da üniversitelerde ‘İslam İlahiyatı Kürsüsü’ kurulması ile ilgili tartışmalar yaklaşık 30 yıldır yapılıyor. Aslında tartışmalar, 1970’li yılların sonuna doğru devlet okullarında İslam din (bilgisi) dersinin verilmesinin gündeme getirilmesiyle başla(tıl)dı.

Geçen süre içinde yine belirli aralıklarla gündeme ge(tiri)len İslam İlahiyatı Kürsüsü önerisi,15 Haziran 1999’da, Hıristiyan Demokratlar (CDU/CSU) tarafından Bonn’da düzenlenen ‘Almanya’da İslam – Uyum ve Tolerans’ konulu toplantıda dile getirildi. Hıristiyan Demokratların 1 Aralık 1999’da, “Almanya’da İslam” (2) hakkında verdiği ‘Büyük Soru Önergesi’ne, Federal Hükümet (SPD/Yeşiller), 8 Eylül 2000’de cevap verdi.(3) Müslümanların Almanya’daki (günlük) hayatları ile ilgili hemen hemen her konuda soruların yöneltildiği Soru Önergesi’nin 14. maddesinde, “İslam Teolojisi ve İslam din bilgisi dersleri için Alman yüksek okullarında kaç tane kürsü var?” (s.5) sorusu yer alıyordu.

İslam İlahiyatı önerisi, 2006 yılında hayata geçirilen Almanya İslam Konferansı’nın Çalışma Grubu’nda da ele alındı.

Almanya Ankara Büyükelçiliği tarafından 16-17 Temmuz 2009 tarihlerinde, İstanbul’da yedincisi düzenlenen Tarabya Konferası’nda da ‘Almanya ve Türkiye’de Teolojik Eğitim, Öğretim ve Araştırma’ konusu tartışılmıştı. Bu konunun seçilmiş olmasının nedeni ise “Almanya’da İslam İlahiyatı kürsülerinin kurulması tartışmaları ve Türkiye’de ruhban eğitiminin koşulları ve olanakları” şeklinde açıklanıyordu. (4)

BİLİM KURULU’NUN TAVSİYELERİ

Bilim Kurulu raporda kısaca; iki veya üç devlet yüksek okulunda ‘İslam Din Eğitimi’ (Islamische Religionspaedagogik) alanında öğretim verecek ‘İslam Araştırmaları’ bölümü, bir başka deyişle ‘İslam İlahiyatı Kürsüsü’ kurulması gerektiğini belirtiyor ve bu bölümde ilk ve orta dereceli okullar için İslam din (bilgisi) dersi öğretmenleri, kurum ve kuruluşlarda dini ve sosyal hizmet verecek din görevlileri (imamlar ve sosyal hizmet görevlileri), maneviyat rehberleri ve İslam dini alanında bilimsel araştırmalar yapacak elemanlar yetiştirilmesini tavsiye ediyor.

Bilim Kurulu, Federal Anayasaya göre dini toplulukların kendilerini ilgilendiren konularda söz hakkı olduğuna dikkat çekiyor. Almanya’da hiçbir islami kuruluş ‘dini topluluk’ veya ‘kamu tüzel kişiliği’ olarak tanınmadığı için, ‘İslam Araştırmaları Enstitüsü’ kuracak yüksek okulların, özellikle yüksek okul ölçütlerine uygun ilahiyat (teoloji) alanında uzman ‘İslam Araştırmaları Danışma Kurulları’ (
Beiräte für Islamische Studien) belirlemelerini ve işbirliği yapmalarını öneriyor. Bu konuda ‘Almanya Müslümanları Koordinasyon Kurulu’na (Koordinierungsrat der Muslıme in Deutschland – KRM) atıfta bulunuyor. Fakat, örgütlenmemiş Müslümanların da temsil edilmesi gerektiğini belirtiyor (5) ve ekliyor: “Eğer Aleviler de kendilerini İslam dinine mensup kabul ediyorlarsa, katılımları sağlanmalıdır.” (s. 82-83)

Hatırlatalım; Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu'nun (AABF) ‘Üniversitede Alevilik Kürsüsü’ açılması yönünde Köln Üniversitesi'ne yaptığı başvuru olumlu karşılanıyor. (6)

Bilim Kurulu’nun ‘Danışma Kurulu’ için ‘yüksek okula uygunluk ve ilahiyat alanında uzmanlık’ isteminde bulunması, dikkate alınması gereken bir konudur. Çünkü, eyaletlerde Müslümanları ‘temsil’ etmek, bir başka deyişle ‘muhatap’ olmak gayesiyle hayata geçirilen oluşumların çoğunluğu uzman kişilerden oluşmuyor. Alman İslam Konferansı’na, İslam dini alanında uzman olmayanların da davet edilmeleri, henüz hafızalardan silinmiş değil. Ne yazık ki, uzman olmayanların, Müslümanlar hakkında her konuda ahkâm kesmeleri, Almanya’nın acı bir gerçeği.

RAPORUN ALGILANIŞI

Rapor, bütün kesimler tarafından olumlu karşılandı. Fakat, her kesimin gerekçeleri farklı. Örneğin, Wolfgang Thielmann, Rheinischer Merkur gazetesinde yayımlanan yorumunda, İslam İlahiyatı Kürsüsü önerisini, tek cümle ile şu şekilde özetliyor: “Almanya’da İslam, kendini Anadolu esaretinden kurtarmalıdır!” (7)

Anadolu ile bağlarını kesen İslam’ın, özgürlüğüne mi kavuşacağını, yoksa yeniden esaret altına mı gireceğini, öneri hayata geçirildikten sonra daha iyi anlayabiliriz. Fakat, Almanya’da yeni bir İslam din anlayışı ve müslüman dindarlığı gelişti(ril)diğini şimdiden söyleyebiliriz.

Prof. Bülent Uçar da (Osnabrück Üniversitesi İslam Din Eğitimi Kürsüsü Başkanı), son günlerde basında yer alan söyleşilerinde bu yönde görüş bildiriyor: “Almanya’da İslam, kendine özgü bir görünüm (yüz) kazanmalıdır.” (8)

Federal Eğitim Bakanı Annette Schavan’a (CDU) göre, “İki veya üç Alman üniversitesinde kurulacak İslam Araştırmaları Enstitüsü çağdaş uyum politikası için çok önemlidir.” (9)

Öneriyi, “Müslüman halkın uyumu için çok fazla geçikmiş bir önlem” olarak değerlendiren Eğitim ve Bilim Sendikası (GEW) Başkan Yardımcısı Marianne Demmer, okullarda hiçbir dinin ve dünya görüşünün misyonerliğinin yapılamayacağını belirtiyor ve özellikle İslam din dersi öğretmenlerinin eğitimi hakkında şunları söylüyor: “Müslüman din dersi öğretmenlerinin eğitiminin içeriği analitik, Almanca dilinde ve anayasa temelinde ol(uşturul)malıdır.” (10)

Raporda, İslam İlahiyatı Kürsüsü kurulması tavsiye edilmesine rağmen, medyada özellikle ‘İmam Eğitimi’ (Imamausbildung) öne çıkarıldı. Hatta, bazı haber ve yorumlarda asıl gayenin ‘Alman imam’ yetiştirmek olduğu bile ifade edildi. Almanya’da yetişmiş, bu ükeyi, toplumu ve toplum düzenini çok iyi tanıyan “Almanca bilen imam” ile ‘Alman imam’ın birbirine karıştırılması, soruna uzmanlık açısından değil, daha çok etnik köken açısından yaklaşıldığını gösteriyor. Halbuki temel sorun, imamların etnik kökenleri değil, tamamen alanlarında ne kadar uzman olduklarıdır.İslam İlahiyatı önerisinin sadece imam eğitimine indirgenmesinin en önemli nedeni, imamların Almanya’da eğitilmesi ve Almanya dışından imam getirilmemesi isteğinin raporun kaynak gösterilerek yeniden seslendirilmesidir. Çünkü Almanya’da, bu konuda ortak bir kanaat oluş(turul)muştur.

DURUM TESBİTİ

Almanya’da, 2009 yılında yapılan bir araştırmaya göre 41 etnik kökene mensup yaklaşık 4,3 milyon müslüman yaşıyor (11) ve Müslümanların çoğunluğunu Türk kökenliler oluşturuyor (yüzde 63). ‘Dernek’ statüsündeki cami ve mescitlerin sayısı 2 bin 600. Farklı etnik kökenlere mensup yaklaşık 900 bin müslüman öğrenci, ilk ve orta dereceli okullara devam ediyor. 900 bin öğrenciye İslam din dersi verecek binlerce öğretmene, yaklaşık 4,3 müslümana dini ve sosyal alanlarda hizmet sunacak binlerce din görevlisine, özellikle hastahanelerde, ceza evlerinde danışmanlık yapabilecek yüzlerce maneviyat rehberine (Seelsorger) ihtiyaç var.

Almanya’da, İslam İlahiyatı’na temel oluşturacak çalışmalar 2000’li yılların başında başladı. 2001 yılında, Münster Vestfalya Wilhelms Üniversitesi’nde ’Dini Araştırmalar Merkezi’ (Centrum für Religiöse Studien - CRS) kuruldu. Merkez’in bünyesinde Musevı Dini, İsevi-Ortodoks Teolojisi, İslam Dini, İslam Din Eğitimi ve Genel Din Bilimleri bölümleri bulunuyor. (12)

Münster Dini Araştırmalar Merkezi için oluşturulan ‘yuvarlak masa’ toplantılarına müslüman dini cemaat olarak ‘Almanya Müslümanları Koordinasyon Kurulu (Koordinierungsrat der Muslime in Deutschland - KRM) katılıyor.

Frankfurt Goethe Üniversitesi’nde 2003 yılında, T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’nin (DİTİB) katkılarıyla çalışmalarına başlayan ‘İslam Dini ve Kültürü Araştırmaları Enstitüsü’ (Institut für Studien der Kultur und Religion des Islam), 2004 yılında kuruluşunu gerçekleştirdi. (13)

Erlangen-Nürnberg Friedrich Alexander Üniversitesi Felsefe Fakültesi bünyesinde ‘Disiplinlerarası İslam Din Eğitimi Merkezi’ (Interdisziplinaeres Zentrum für Islamische Religionslehre - IZIR) bölümü, 2006 yılında hayata geçirildi. (14)

Merkez, çalışmalarını ‘Erlangen İslam Cemaati’ (
Islamische Religionsgemeinschaft Erlangen e.V.) ile yürütüyor. (15)

Osnabrück Üniversitesi, 2007/2008 kış döneminden itibaren ‘İslam Din Eğitimi’ (Islamische Religionspaedagogik) alanında lisans üstü dersi olarak yeni çal׀şmalar sunmaya başladı. Hedef kite, öğretmenlik bölümü öğrencilerinden ve öğretmenlik bölümü mezunlarından oluşuyor. (16)

Osnabrück Üniversitesi, 2010 kış sömestresinden sonra federal düzeyde Almanca sunacağı ‘İmamlar İçin Mesleği Geliştirme Üniversite Programı’nı (Das universitaere Weiterbildungsprogramm für Imame), geliştirerek düzenli bir bölüm haline dönüştürmek için çalışmalarını sürdürüyor. (17)

İmamların mesleklerini geliştirmeleri gayesiyle sunulacak bir yıllık (2 semestre) programın, üç hedefi var:
Bir: Yeterli derecede Almanca bilgisi kazandırmak; imamların, sadece iletişim kurabilmeleri için değil, ilahiyat konularında da kendilerini ifade edebilmeleri için Almanca bilgilerini geliştirmek,
İki: Tarih, politika, hukuk ve toplum hakkında bilgi vermek; imamların özellikle üçüncü nesil müslüman göçmenlerin günlük hayatta karşılaştıkları sorunların çözümünde yardımcı olmalarını sağlamak,
Üç: Toplum çalışmaları ve dinlerarası diyalog için pedagojik bilgiler aktarmak. (18)

Program, Aşağı Saksonya Eyaleti İçişleri Bakanlığı’nın öncülüğünde Eyalet Eğitim ve Bilim Bakanlığı, Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF), Osnabrück Üniversitesi ve bilim insanlarının işbirliği ile hazırlanıyor. İslami çatı kuruluşlarıyla da görüşmeler yapılıyor.

İslami dini kuruluş olarak muhtap oluşum ‘Aşağı Saksonya Şurası’dır. (Schura Niedersachsen - Landesverbands der Muslime in Niedersachsen e.V.) (19)

Hamburg Üniversitesi bünyesinde 2005’ten bu yana çalışmalarını sürdüren ‘
Disiplinlerarası Dünya Dinleri Diyaloğu Merkezi’ (Das Interdisziplinaere Zentrum Weltreligionen im Dialog - ZWiD) (20), Temmuz 2010’da, ‘Dünya Dinleri Akademisi’ (Akademie der Weltreligionen) olarak kuruluyor. (21) Akademi’nin İslam, Musevi, Budizm ve Alevilik teolojisi alanında eğitim vereceği belirtiliyor.

Hamburg Dünya Dinleri Akademisi, görüşmelerini ‘Şura Hamburg’ (Schura - Rat der islamischen Gemeinschaften in Hamburg e.V.) ile yapıyor. (22)
Paderborn Üniversitesi, Kasım 2009’da, ‘İslam Teolojisi’ (Islamische Theologie) ve ‘Din Eğitimi’ (Religionslehre) bölümü açacağını duyurdu. (23) Mercator Vakfı, iki bölüm için 415 bin Avro tahsis ettiğini bildirdi. (24)

Bilim Kurulu’nun 29 Ocak 2010 tarihinde Berlin’de düzenlediği basın toplantısından sonra ‘İslam Araştırmaları Enstitüsü’ kurmak istediğini açıklayan üniversite ve eyalet sayısı gün geçtikçe artıyor. Heidelberg, Tübingen (25), Münih, Münster ve Osnabrück üniversitelerinin yanısıra Berlin, Hessen ve Hamburg eyaleti de konuya ilgi duyduğunu açıkladı.

Zaten adı geçen üniversitelerin bünyesinde İslam ile ilgili bölümler mevcut. Heidelberg Ruprecht Karls Üniversitesi’nde ‘İslam Bilimi’ (Islamwissenschaft), Tübingen Eberhard Karls Üniversitesi’nde ‘İslam Bilimi’ (Islamwsisenschaft) bölümleri ve Münih Ludwig Maximilians Üniversitesi’ndeki ‘Münih İslam Araştırmaları Merkezi’ (Münchner Zentrum für Islamstudien) yıllardır çalışmalarını sürdüyor. (26)

Sözü edilen üniversitelerin hepsi ve daha birçok üniversite ‘İslam Araştırmaları Enstitüsü’ kuracağını, bir başka deyişle mevcut bölümleri ‘İslam İlahiyatı Kürsüsü’ne dönüştüreceğini belirtiyor. Bilim Kurulu ise iki veya üç üniversiteden söz ediyor. Kürsülerin masrafları federal ve eyalet bütçelerinden karşılanacağına göre, son kararın verilmesinde siyasilerin önemli rol oynayacağı da söylenebilir. Bilim Kurulu, bir kürsünün yıllık masrafını yaklaşık 1,5 milyon Avro olarak tahmin ediyor.

KISA BİR DEĞERLENDİRME

Almanya’da üniversitelerde Almanya’nın şartlarına göre ‘İslam İlahiyatı Kürsüsü’ kurulması gereklidir. Bu, artık toplumun ortak arzusudur. Fakat önemli olan sadece ‘ne’ kurulduğu değil, asıl soru(n) ‘nasıl’ kurulduğu ve başta Türk kökenli Müslümanlar olmak üzere toplumun beklentisinin ne kadar karşılandığıdır.

Bilim Kurulu’nun İslam İlahiyatı’nda okutulmasını öngördüğü dallar şunlar: Tefsir (ve Hadis), Sistematik Teoloji (Temel Teoloji, Dogmatik, Ahlak/Etik, İslam Alemi), Teoloji Tarihi (ve Hadis, Kelam, Tasavvuf, Felsefe vs.), İslam Hukuku ve Hukuk Metodu, Uygulamalı/Pratik Teoloji ve Din Pedagojisi. (27)

Almanya’da, önerilen bu alanlarda üniversitelerde ders verebilecek yeterli sayıda öğretim elemanı olmadığı bilinen bir gerçek. Zira, uzun süredir Münster Üniversitesi’ne bir İslam din bilimci atanamamasının birinci nedeni eleman eksikliğidir. Sadece bir İslam Araştırmaları Enstitüsü için en az beş öğretim elemanına ihtiyaç olduğuna göre, üç enstitü için 15 öğretim elemına ihtiyaç vardır.Yarınlarda eleman eksikliğini gidermek için farklı yollara da başvurulabilir. Hatta ‘İslam tenkitçileri’ (Islamkritiker) veya Münster’de olduğu gibi, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) varlığını sorgulayanlar da ders verebilirler. Bunu kim(ler), nasıl önleyecek(ler)? Danışma Kurulları’nın, bir başka deyişle Müslümanların bu ve benzeri konulardaki hassasiyetleri ne kadar dikkate alınacak?

Federal Almanya Eğitim Bakanı Annette Schavan (CDU), bunun için uluslararası alanda bilim insanı aranması gerektiğini belirtiyor. Yani İslam İlahiyatı için öğretim görevlisi ihtiyacının, Almanya dışından getirilecek ‘misafir öğretim görevlileri’ ile karşılanması planlanıyor. (28)

Ancak sorun, sadece misafir öğretim görevlileri getirilerek çözüme kavuşturulacak kadar basit değil. İslam İlahiyatı alanında birikimi ve tecrübesi olan ülkeler ile işbirliği yapılması kaçınılmazdır. Bu bağlamda, işbirliği yapılması gereken ilk ülke Türkiye’dir. Bu işbirliği üç açıdan çok önemlidir:

Bir: Almanya’daki Müslümanların büyük çoğunluğunu Türk kökenliler oluşturuyor. Türk kökenli Müslümanların tasvip etmediği hiçbir girişimin başarılı olması mümkün değildir. Bunun için Türk kökenli Müslümanların ve Türkiye’nin desteği gereklidir.

İki: Türkiye, İslami ilimlerde çağdaş bir metodolojiye, yüzyıllara dayanan bir birikim ve tecrübeye sahiptir.

Üç: Türkiye’de özgürlük, demokrasi ve çoğulculuğu benimseyen çağdaş ve evrensel bir İslam anlayışı öğretiliyor.

Başta Türk kökenli Müslümanlar olmak üzere toplumun beklentisini yerine getirmek için bu üç noktanın mutlaka dikkate alınması gerekiyor.

Kaynaklar:
1. Empfehlungen zur Weiterentwicklung von Theologien und religionsbezogenen  Wissenschaften an deutschen Hochschulen, Berlin, 29. Januar 2010
http://www.wissenschaftsrat.de/texte/9678-10.pdf
2. Große Anfrage: Islam in Deutschland, Drucksache 14/2301, 01. 12. 99
http://dip21.bundestag.de/dip21/btd/14/023/1402301.pdf
3.. Antwort der Bundesregierung: İslam in Deutschland, Deutscher Bundestag ,14. Wahlperiode, Drucksache 14/4530, 08. 11. 2000
http://dip21.bundestag.de/dip21/btd/14/045/1404530.pdf
4. 7.Tarabya Konferansı: Almanya ve Türkiye’de Teolojik Eğitim, Öğretim ve Araştırma
http://www.ankara.diplo.de/Vertretung/ankara/tr/03/Archiv/2009__29__pressemitteilung.html
5.
Zur Mitwirkung der Muslime: Beiraete für Islamische Studien, s. 80-84
http://www.wissenschaftsrat.de/texte/9678-10.pdf
6. Üniversitede Alevi Kürsüsü, 20.02.2010
http://www.aabk.info/haberler1.html?&cHash=dc19073a9f&tx_ttnews[backPid]=71&tx_ttnews[tt_news]=8389
7. Thielmann, Wolfgang: Karriere mit dem Islam, Rheinischer Merkur, 04.02.2010
http://www.merkur.de/2010_05_polkom_imame.39978.0.html?&no_cache=1
8. Religionspädagoge: Islam in Deutschland muss ein eigenes Gesicht bekommen
http://www.epd.de/niedersachsen_bremen/niedersachsen_bremen_index_72165.html
9. Ausbildung von Imamen: Bundesregierung will Islam-Institute fördern, T. Schultz und R. Preuß, 01.02.2010
http://www.sueddeutsche.de/jobkarriere/588/501839/text/
10. Gewerkschaft: Islamlehrer-Ausbildung überfällig
http://www.zeit.de/newsticker/2010/2/1/iptc-bdt-20100201-102-23728112xml
11. Muslimisches Leben in Deutschland, BAMF, 25.06.2009, Nürnberg
http://www.bmi.bund.de/cae/servlet/contentblob/566008/publicationFile/
32019/vollversion_studie_muslim_leben_deutschland_.pdf;jsessionid
=833F50C34A60F6677364644A029E9FA2

12. http://www.uni-muenster.de/CRS/
13. http://www.uni-frankfurt.de/fb/fb09/islam/index.html
14. http://www.izir.uni-erlangen.de/
15. Islamische Religionsgemeinschaft Erlangen e.V.
http://www.erlanger-moschee.de/moschee-online/
16. http://www.irp.uos.de/
17.Imamausbildung in Deutschland, Pressemitteilung, 25.02.2010
http://idw-online.de/pages/de/news357346
18. Experte: Imam-Ausbildung in Deutschland wichtig http://www.evangelisch.de/themen/religion/experte-imam-ausbildung-in-deutschland-wichtig12960
19. Landesverbands der Muslime in Niedersachsen e.V.
http://www.islam-niedersachsen.de/
20.
Interdisziplinaere Zentrum Weltreligionen im Dialog (ZWiD)
http://www.zwid.uni-hamburg.de/web/ger/all/home/index.html
21. Akademie der Weltreligionen in Vorbereitung, Pressemitteilung, 03.02.2010
http://idw-online.de/pages/de/news354130
22. Schura – Rat der islamischen Gemeinschaften in Hamburg e.V.
http://www.schura-hamburg.de/
23. Islamische Theologie in neuem Kontext,
Pressemitteilung, 19.11.09
http://www.uni-paderborn.de/mitteilung/66361/
24. Islamische Theologie und Religionslehre
http://www.stiftung-mercator.de/kompetenzzentren/wissenschaft/islamische-theologie-und-religionslehre.html
25. Unis liefern sich einen Wettkampf
http://www.swp.de/goeppingen/nachrichten/suedwestumschau/art4319,379537
26. Münchner Zentrum für Islamstudien
http://www.naher-osten.uni-muenchen.de/mzis/index.html

27.Übersicht über Ausbildungsziele und korrespondierende Studiengaege
http://www.wissenschaftsrat.de/texte/9678-10.pdf
28.Ausbildung von Imamen: Bundesregierung will Islam-Institute fördern, T. Schultz und R. Preuß, 01.02.2010
http://www.sueddeutsche.de/jobkarriere/588/501839/text/


SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:

Almanya’da İslam İlahiyatı
TÜRKİYE GÖÇ VAKFI
Almanya’da Türk Varlığı
Şüpheler mutlaka giderilmeli
Kölnarena Konuşması/Buluşması
Koch’a siyasi ahlak dersi
Marco Paşa
Oy hakkı sözü ne oldu?
“Almanca'yı Koruma Yasası” mı?
Dönüş düşüncesi
Made in Germany
İlk kadın başbakan
Yeni meclis, eski kafa
AB’nin hutbe rahatsızlığı
Utandıran Pano
Doğru yazalım, doğru konuşalım!
Anti-İslam kampanyası
Sömürge Medeniyeti
Milletin parasıyla içki içmek
40 yıl önce 40 yıl sonra
Uyum mu, Kıyım mı?
Zihniyet Krizi
   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Ali Kılıçarslan

Almanya’da İslam İlahiyatı
Göç hareketi yarım yüzyıllık bir süreçten sonra, özellikle göç edilen ülkelerde yeni bir boyut kazanmıştır. Devam

Mahmut Aşkar

Bu Vebal Kimin?
Bilgiye muhtacız, bilge başımızın tacı... Lâkin arınmış, durulmuş bilgi ve arındıran bilge! Devam

Yakup Yurt

14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
Gül-diken bütününde esas olan güldür.
Devam

Hidayet Kayaalp

OYNAMADAN GÜLEBİLMEK
„Gülelim-oynıyalım“  şeklinde deyim üreten belki de az millet bulunur yeryüzünde. Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Leman Kuzu

SEVGİ  ZAMANI!..
SEVGİ  İNSANLARA VERDİĞİNİZ SÜRECE SEVGİDİR...   Devam

Yakup Tufan

GÖÇMENLER VE UYUM MECLİSLERİ
Almanya’da gerçekleşmesi arzu edilen gerçek bir uyum, ançak -gerçek bir demokratik hak- ve -eşitlik ilkesi- ile elde edilebilir. Devam

Orhan Aras

KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

İsrail'in Arapları, Ermenistan'ın Türkleri
Türkiye ile Ermenistan'ın Zürih Protokolü çerçevesinde yeni bir süreci başlatması, barış adına iyi bir gelişmedir. Devam

Mehmet Ali Aladağ

Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam

Ayten Kılıçarslan

Köpekler ve İnsanlar
Hepimiz farklı zaman ve mekânlarda keşke dedik. Hem de bir defa değil binlerce kez söyledik…
Devam

Nurdoğan Aktaş

Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat