A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu Kendinizi değil kilonuzu yakın
·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  YAZARLAR  
·  SÖYLEŞİ  
·  EKONOMI  
·  KADIN & YAŞAM  
·  MUTFAK  
·  SPOR  
·  ÇOCUKLAR/OYUN  
·  FIRMALAR  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   




Tiyatro ve Sinema Sanatçısı Erden Alkan ile Söyleşi



















"
Tiyatromuz hem okul olarak ve hem de hayatın kendisi olarak çalışmalarına bilhassa gençleri yönlendirmek bakımından devam edecektir."

Benim hayattaki en önemli prensibim: “Yaptığın işin hakkını ver”

Genç insanlara
tavsiyelerim var. Şahsiyet sahibi olmak, aslını hiç unutmamak, sözünde (verilen rendevular dahil) katıksız durmak, disiplinli ve çalışkan olmak (bilhassa türk olduğun zaman) gerekmektedir.




İsmail Tüysüz: Erden Alkan kısaca kendisini bize nasıl tanıtır.?

Erden Alkan:1941 de Giresun`da doğdum. İlk-Okul, Orta-Okul ve Lisenin ilk sınıfını orada okudum. Sonra İstanbul`a gelerek Vefa Lisesini bitirdim. Lisede ilk defa (yaş 18) tiyatro ile ilgilendim.



İsmai
l Tüysüz: Tiyatrodan geldiğinizi biliyoruz. Tiyatroya geçiş nasıl oldu.? Tiyatro yıllarınızdan bahsetseniz.


Erden Alkan:Lise bitince Üniversiteye yazıldım ama para kazanmam gerekli idi. Onun için Eczacıbaşı Firmasının mümessili olarak doğu Anadoluya gittim. İki sene sonra İstanbul`a LCC Tiyatro Okuluna girdim. Oradaki hocalarımız Türkiyemizin yetiştirdiği en kalburüstü isimleri idi.

Haldun Dormen, Haldun Taner, Melih Cevdet Anday, Yıldız Kenter, Müşfik Kenter ve daha nice isimler.
Aynı tarihte okulda şu anda isim sahibi olmuş bir sürü talebe vardı. Nevra Sirvan (şimdiki Nevra Serezli), Macit Koper, Taner Barlas, Rutkay Aziz, Sevil ve İsmet Üstekin ve di
ğerleri.


Bu tarihte (sene 1966 gibi) Avusturya Kültür Bakanlığı, kabiliyetli bir Türk gencine burs vermek istedi. Ben kazandım.

Böylece Viyana`da dünyaca meşhur Max-Rheinhardt Tiyatro okuluna giderek 3 sene tahsil gördüm.
Sonra İstanbul`a geri dönerek önce Haldun Dormen Tiyatrosunda “Rus gelir aşka” isimli oyunla angaje oldum.


Aynı tarihte Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosunda “Düşenin Dostu” isimli oyunla tiyatro hayatına başladım. Bu oyunlar sırasında Erol Günaydın, Erol Keskin, Suna Keskin, Ali Poyrazoğlu, Aydemir Akbaş, Ayla Algan
gibi değerlerle çalıştık.

Peşinden Mücap Ofluoğlu ağbide ve di
ğer oyunlarda roller aldım. Toplam 17 Piyes… Bu 1970 lere (yani tiyatro) kadar sürdü. Bu tarihlerde televizyon gelip de tiyatroların işi bozulunca sinemaya geçtim.




İsmail Tüysüz: Sinemada hangi rollere çıktınız.? Kimlerle oynadınız.? Kaç Film yaptınız.?


Erden Alkan:1970-1976 arası 56 filmde rol aldım.Ayrıca o zaman çok popüler olan “Saklambaç” gazetesinde de çok sayıda Foto-Roman yaptım.


Filmlerde beraber oynadığım arkadaşlardan bazıları Murat Soydan, Tamer Yiğit, Cüneyt Arkın, Kadir İnanır, Fatma Girik, Seyyal Taner Kartal Tibet, Emel Sayın ve daha bir çok değerli arkadaşlar. Bu Filmlerden bazıları “Üç Silahşörler”, “Battal Gazi” ve bir sürü macera filmleri idi.
Bir Amerikan/İtalyan Filminde de rahmetli Ayhan Işık ağbi ile beraber oynadık.


İsmail Tüysüz: Evlenme ve Almanya'ya yerleşme nasıl oldu?


Erden Alkan:1977 de ağabeyimin isteği üzerine “Konfeksiyon-İhracat/İthalat” işine girdim. Çok iyi giden işlerim beni devamlı Avrupayı ziyaret etmeye zorladı. Bu günkü eşimle tesadüfen Frankfurt`ta 1977 yılında rastladım. Sevdik birbirimizi ve de hemen aynı yılda evlendik. Bir oğlumuz var. (şimdi 28 yaşında) Hem oğlumuz Almanya’da daha iyi okur ve hem de biz alıcılara daha iyi hizmet veririz düşüncesi ile 1977 de Almanya ya yerleştik.


İsmail Tüysüz: Almanya da sanat yaşamına girmeniz, kendinizi kabul ettirmeniz kolay olmadı herhalde?


Erden Alkan: Almanya’da sanat hayatına girmem, beni de şaşırtan bir şekilde o kadar güç olmadı. Belki de, ben fazla bir şey beklemiyordum, ve de belki de (zannederim asıl sebebi bu) Viyana’da tiyatro okulu bitirmiş olmam etkiledi milleti.

Her şeyden elimi eteğimi çektikten 16 yıl sonra, artık saçlarım çok seyrelmiş, kırlaşmış ve yüzümde haritaları hatırlatan kırışıklar olduğundan fazla fazla bir ümidim yoktu.

Ama benim hayattaki en önemli prensibim: “Yaptığın işin hakkını ver” olduğundan, her tarafa (Foto-Modellik, Sinema, Tiyatro ile ilgili olan) resimlerimi gönderdim.

Herhalde “eski bir …………. „ ihtiyaçları vardı veya beni ilginç buldular ki, devamlı teklifler alıyorum. (Mercedes, Metro gibi)

Hollanda da çok popüler olan bir dizide (adı Russen) ve de,
İngiltere’de BBC için yapılan film „Writting on the Wall“ da oynadım. Bu insanlar bana acentalarım kanalı ile ulaştılar.
Almanya`da 1996 dan bu yana, bir çok dizide ve filmlerde rol aldım.
Bunlardan en önemlileri (veya popüler olanları) “Unter Uns”, „Gute Zeiten Schlechte Zeiten”,  „Tatort“  vesaire toplam 80 in üstünde.


İsmail Tüysüz: Erden Alkan kendisini daha çok tiyatrocu olarak tanıttı. Kendi tiyatrosu var. Bu konuda bize neler söylemek ister.?


Erden Alkan:Tiyatromuz „Internationales Theater Erden Alkan Mainz“ı 2003 senesinin başında harekete geçirdik. Burada Türk, Alman, İspanyol, İran, Afrika-Gana’lı arkadaşlarımız var. Yaşları 11 den 65 e kadar. Talebe, emekli, Politik-Hayatta önemli isimleri olan kimseler, kadın erkek. 20 kadar çalışkan, kabiliyetli insanlar.
Kabaremiz „Bir kere Türksen hep Türksün“ – „Einmal Türke immer Türke“ yi kabiliyetli bir türk dostumla kurduk. Kendisi işleri dolayısı ile devam edemeyince, tiyatromda oynayan Stefan Tiede ile devam ettik. Turnelerde büyük ilgi gördük. düşünüyorum
Bütün oyunlarımızı almanca olarak sunuyoruz.

Bundaki amacım : Almanları tiyatromuza çekmek ve onlara bizim, „nasıl düşündüğümüzü, neye güldüğümüzü, kısaca bizim sosyal değerlerimizi göstermek, insanları biraraya getirmek.


Bunu hem tiyatro grubunun nüvesinde ve hemde seyirci katılımında gerçekleştirerek beraber yaşamı kolaylaştırmak ve kendimize  değerlerimize saygıya zorlamak.“
Müzikli programlarda aynı amaçlıdır. Sn. Kardesim Hamdi Tanses ile yaptığımız programda, türkülerimizin (ki her yöreden misaller getirdik, dansları ile) tercümelerini almanca olarak sundum. Alman dostlar neye Türkü yaktığımızı bilsinler amacı ile......
Yaş çok ilerledi. Ama son nefesime kadar bu çalışmalar devam edecektir. 2005’in başından beri „Kanlı Nigar-Blutige Nigar“ ı oynuyoruz.
Kabare olarak Türk/Alman mentalite farklarından doğan komik-trajediyi sergileyen yeni programlar sunmak istiyorum.
Tiyatromuz hem okul olarak ve hem de hayatın kendisi olarak çalışmalarına bilhassa gençleri yönlendirmek bakımından devam edecektir.
Sen sormadan ben söyleyeyim genç insanlara tavsiyelerim var. Şahsiyet sahibi olmak, aslını hiç unutmamak, sözünde (verilen rendevular dahil) katıksız durmak, disiplinli ve çalışkan olmak (bilhassa türk olduğun zaman) gerekmektedir.


İsmail Tüysüz:Unutamadığınız bir anınızı anlatmanızı istesek bizi kırmazsınız herhalde.



Erden Alkan:
O kadar çok ki anlatmakla bitmez.



İsmail Tüysüz: Film setinde başınızı yaran kılıç olayı


Erden Alkan: Hakan Balamir ile birlikte „Üç Silahşörler“ Filmini çekiyorduk. İstinye’de samannlık gibi bir yeri kiralamışlar. Kavga sahnesi çekeceğiz. İki kişi tahta kılıçlarla üzerime gelecek. Masanın üzerine çıkıp , zıplayıp arkaların geçeceğim. Bir kaç prova yaptık. Çekim başlayınca bunlar  ya Allah diye üzerime saldırdılar. Biri kılıcı öyle bir salladıki kafamda kılıç kırıldı. Kafamdan kanlar fışkırarak İstinye hastanesine gittik. Üç pens attılar. Bir de Tetenoz iğnesi. Diğer aktörler beni seyrediyorlar. Doktorun iki gün dinlenmen lazım tavsiyesini kimse dinlemiyor. Bir çok masraf ettik. Samanlığı kiraladık falan. Sete dönüp mecburen sabaha kadar çalıştık. Bir kaç saat uyku ile Kilyos yakınlarında çekime devam ettik. Atla kovalama sahneleri var. Bir at gösterdiler bana. Koşup üstüne atlayacağım. Atın üstüne atladım ama at olduğu yere çöküverdi. Seyisine at nasıl çöker dediğimde “Abi sabaha kadar başka filmde çalıştı, yorgun hayvan” dedi. Zorlukla atı kaldırdılar. Arzu Okay`ın bindiği atı kovalamam lazım. Arzu’nun yerinde bir figüran var. Atın üzerinden atladım ikimiz bir tarlada yuvarlanıyoruz. Yerlerde tahıl sapları kalmış. Biri alnımdaki penslerin içine girdi. Pens fırladı yerinden, yine kan fışkırmaya başladı.



İsmail Tüysüz: Başka bir at hikayesi daha var.


Erden Alkan: Battal Gazi filmini çekeceğiz. Rumeli hisarına atla gireceğim. Tam hisarın önündeyiz, geçen arabalardaki insanlar bize garip garip bakıyor. Kıyafetleri söylememe lüzum varmı bilmiyorum. Sırtımda pelerin belimde kılıç. Pelerin sık sık düşüyor. Onu düzelteceğim derken tahta kılıç atın sağrısına değiyor . At huylandı. Dört nala koşmaya başladı. Durduramıyorum. Bebek`e kadar dört nala gittik o kıyafetle.


İsmail Tüysüz: Erden Alkan abimize, tiyatrosuna, ona destek verenlere başarılar diliyoruz.

http://www.attori.de/html/erden_alkan.html

Erden Alkan Beyin yeni çalışmaları :

1.) Schweinfurt`da Türk gençlerinden kurulu ve faliyette  olan, "Mozaik Tiyatrosu"nda, "Kanlı Nigar" oyununu, "die blutige Nigar" adı altında, almanca olarak sahneliyor.

2.) Kültürümüzden kopmamak amacı ile bir senedir Rüsselsheim´da Erden Alkan Bey'in de faaliyetlerine katkıda bulunduğu "Türk Sanat Müziği Derneği", 28 Mayıs 06'da, Rüsselsheim, Emanuel Kant-Lisesinde bir konser verdi.

3.) Erden Alkan Bey son aylarda alman televizyonlarında 3 film yaptı. Bunlar eylül ayından itibaren yayınlanacaklar:

ZDF`de yeni bir dizi: "Dauerdienst"...
Sat 1`de 8 bölümlük film: "8 Days"...
ZDF`de "Kommissarin Lucas" da...

 

Mahmut Aşkar
Bu Vebal Kimin?
Bilgiye muhtacız, bilge başımızın tacı... Lâkin arınmış, durulmuş bilgi ve arındıran bilge! Devam
Yakup Yurt
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
Gül-diken bütününde esas olan güldür.
Devam
Hidayet Kayaalp
OYNAMADAN GÜLEBİLMEK
„Gülelim-oynıyalım“  şeklinde deyim üreten belki de az millet bulunur yeryüzünde. Devam
Ali Kılıçarslan
TÜRKİYE GÖÇ VAKFI
Göç hareketi yarım yüzyıllık bir süreçten sonra, özellikle göç edilen ülkelerde yeni bir boyut kazanmıştır. Devam
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam
Muhsin Ceylan
Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam
Leman Kuzu
SEVGİ  ZAMANI!..
SEVGİ  İNSANLARA VERDİĞİNİZ SÜRECE SEVGİDİR...   Devam
Yakup Tufan
GÖÇMENLER VE UYUM MECLİSLERİ
Almanya’da gerçekleşmesi arzu edilen gerçek bir uyum, ançak -gerçek bir demokratik hak- ve -eşitlik ilkesi- ile elde edilebilir. Devam
Orhan Aras
KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam
Prof. Dr. Hacı Duran
İsrail'in Arapları, Ermenistan'ın Türkleri
Türkiye ile Ermenistan'ın Zürih Protokolü çerçevesinde yeni bir süreci başlatması, barış adına iyi bir gelişmedir. Devam
M. Ali Aladağ
Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam
Üzeyir Lokman  Çaycı
Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam
Ayten Kılıçarslan
Köpekler ve İnsanlar
Hepimiz farklı zaman ve mekânlarda keşke dedik. Hem de bir defa değil binlerce kez söyledik…
Devam
Nurdoğan Aktaş
Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur
Tofiq Abidin
RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
İsmail Tüysüz
BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ
Doğan Tufan
Bizans Oyunlarına dikkat