A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   



Fobi


Fobi, kişi tarafından aşırı veya anlamsız olduğu bilindiği halde hayvanlara (yılan, örümcek, köpek...), doğal çevreye (örn. yüksek yerler), durumlara (uçak, asansör..) veya sosyal durumlara (topluluk önünde yemek yeme, konuşma) karşı duyulan korkulardır.

Korkulan nesne veya durumlarla karşılaşıldığında kişide huzursuzluk, çarpıntı, terleme, yüz kızarması, üşüme, sıcak-soğuk basması, kılların diken diken olması, göğüste sıkışma, nefes alamıyormuş, boğuluyormuş gibi bir duygu, baş dönmesi, ellerde ve ayaklarda uyuşma, baygınlık duygusu gibi belirtilerin hepsi veya bir kısmı ortaya çıkabilir.Korkulan nesne veya durumlarla karşılaşıldığında kişide huzursuzluk, çarpıntı, terleme, yüz kızarması, üşüme, sıcak-soğuk basması, kılların diken diken olması, göğüste sıkışma, nefes alamıyormuş, boğuluyormuş gibi bir duygu, baş dönmesi, ellerde ve ayaklarda uyuşma, baygınlık duygusu gibi belirtilerin hepsi veya bir kısmı ortaya çıkabilir.

Kişi korkusunun anlamsız veya abartılı olduğunu bildiği halde bu belirtileri her seferinde yaşar. Bu yüzden korktuğu nesne veya durumlardan kaçınır; kaçınamayacak durumda ise güçlükle katlanır.
       
FOBİLER BAŞLICA 3 GRUBA AYRILABİLİR:
       AGORAFOBİ : Yardım sağlanamayabileceği veya kaçmanın zor olabileceği kalabalık cadde, pazar yeri, sinema, tiyatro, köprü, tünel gibi yerlerde bulunmaktan duyulan korkudur. Kişi genellikle tek başına böyle yerlerde bulunmaktan kaçınır, utlaka bulunması gerekiyorsa yanına aileden birisini veya bir arkadaşını alır.
       ÖZGÜL FOBİ: Hayvanlar, yükseklik, kapalı yer, uçak, asansör, kan-yara görme gibi belli nesne veya durumlardan anormal korkudur. Zarar verici bir hayvandan herkesin duyduğu korku fobi değildir. Hayvan fobileri arasında kedi, köpekten kelebeğe kadar çok çeşitli hayvanlar bulunabilir.
       SOSYAL FOBİ: Topluluk içinde yemek yeme, konuşma yapma, yazı yazma, genel tuvaletleri kullanma veya görüşme gibi durumlarda küçük düşeceği veya utanç duyacağı bir biçimde davranacağı korkusudur. Sosyal fobi, yukarıda sayılan durumlarda pekçok kişide görülen hafif heyecanlanma ile karıştırılmamalıdır. Sosyal fobide kişi korkusu sebebiyle sosyal etkinliklere katılmayabilir, işiyle ilgili bir terfiden vazgeçebilir.
       
FOBİ SIK GÖRÜLEN BİR DURUM MUDUR?
       Her on kişiden birinde fobik bozukluk görülmektedir. Psikiyatrik hastalıklar içinde en sık görülen bozukluklardandır. Kadınlarda erkeklere oranla daha sıktır. Hangi tip olursa olsun fobisi olan kişiler, başlangıçta genellikle fobik nesne veya durumdan kaçınarak yaşamlarını devam ettirmeye çalışırlar. Sıklıkla, fobiler iş, okul veya sosyal hayatlarında sıkıntı yaratmaya başladığında tedavi için başvururlar.
       
FOBİLER KAÇ YAŞINDA BAŞLAR?
       Agorafobi genellikle 20’li yaşların ortalarında, özgül fobiler genellikle çocuklukta, sosyal fobi ise genellikle ergenlik çağında başlar.
       
FOBİLERİN SEYRİ NASILDIR?
       Fobiler tedavi edilmediği takdirde genellikle kalıcı olma eğilimindedir. Yıllarca evinin ya da kendince güvenli hissettiği alanların dışına çıkamamış agorafobili kişiler, uçak fobisi sebebiyle yüzlerce kilometrelik mesafeyi otobüsle yolculuk edenler bulunmaktadır.
       
NASIL TEDAVİ EDİLİR?
       Yalnız psikoterapi ya da ilaç tedavisiyle birlikte psikoterapi etkili olabilmektedir.
       
FOBİ TEDAVİSİ HASTANEYE YATIŞI GEREKTİRİR Mİ?
       Fobilerin tedavisi hastaneye yatış olmaksızın, ayaktan yapılabilir.
       
       
       Kişi korkusunun anlamsız veya abartılı olduğunu bildiği halde bu belirtileri her seferinde yaşar. Bu yüzden korktuğu nesne veya durumlardan kaçınır; kaçınamayacak durumda ise güçlükle katlanır.
       
FOBİLER BAŞLICA 3 GRUBA AYRILABİLİR:
       AGORAFOBİ : Yardım sağlanamayabileceği veya kaçmanın zor olabileceği kalabalık cadde, pazar yeri, sinema, tiyatro, köprü, tünel gibi yerlerde bulunmaktan duyulan korkudur. Kişi genellikle tek başına böyle yerlerde bulunmaktan kaçınır, utlaka bulunması gerekiyorsa yanına aileden birisini veya bir arkadaşını alır.
       ÖZGÜL FOBİ: Hayvanlar, yükseklik, kapalı yer, uçak, asansör, kan-yara görme gibi belli nesne veya durumlardan anormal korkudur. Zarar verici bir hayvandan herkesin duyduğu korku fobi değildir. Hayvan fobileri arasında kedi, köpekten kelebeğe kadar çok çeşitli hayvanlar bulunabilir.
       SOSYAL FOBİ: Topluluk içinde yemek yeme, konuşma yapma, yazı yazma, genel tuvaletleri kullanma veya görüşme gibi durumlarda küçük düşeceği veya utanç duyacağı bir biçimde davranacağı korkusudur. Sosyal fobi, yukarıda sayılan durumlarda pekçok kişide görülen hafif heyecanlanma ile karıştırılmamalıdır. Sosyal fobide kişi korkusu sebebiyle sosyal etkinliklere katılmayabilir, işiyle ilgili bir terfiden vazgeçebilir.
       
FOBİ SIK GÖRÜLEN BİR DURUM MUDUR?
       Her on kişiden birinde fobik bozukluk görülmektedir. Psikiyatrik hastalıklar içinde en sık görülen bozukluklardandır. Kadınlarda erkeklere oranla daha sıktır. Hangi tip olursa olsun fobisi olan kişiler, başlangıçta genellikle fobik nesne veya durumdan kaçınarak yaşamlarını devam ettirmeye çalışırlar. Sıklıkla, fobiler iş, okul veya sosyal hayatlarında sıkıntı yaratmaya başladığında tedavi için başvururlar.
       
FOBİLER KAÇ YAŞINDA BAŞLAR?
       Agorafobi genellikle 20’li yaşların ortalarında, özgül fobiler genellikle çocuklukta, sosyal fobi ise genellikle ergenlik çağında başlar.
       
FOBİLERİN SEYRİ NASILDIR?
       Fobiler tedavi edilmediği takdirde genellikle kalıcı olma eğilimindedir. Yıllarca evinin ya da kendince güvenli hissettiği alanların dışına çıkamamış agorafobili kişiler, uçak fobisi sebebiyle yüzlerce kilometrelik mesafeyi otobüsle yolculuk edenler bulunmaktadır.
       
NASIL TEDAVİ EDİLİR?
       Yalnız psikoterapi ya da ilaç tedavisiyle birlikte psikoterapi etkili olabilmektedir.
       
FOBİ TEDAVİSİ HASTANEYE YATIŞI GEREKTİRİR Mİ?
       Fobilerin tedavisi hastaneye yatış olmaksızın, ayaktan yapılabilir.


SAYFA BASI

Mahmut Aşkar
Eğrisine Doğrusuna Sarrazin
Nurdoğan Aktaş
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Prof. Dr. Hacı Duran
Örümcek Ağı ve Yargı Gücü
Yakup Yurt
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Orhan Aras
Kutsal Anadolu Topraklarında
İbrahim Selamet
İyilik Köprüsü SAKVA
Muhsin Ceylan
Zirveden görünenler
 ve bir istifa
Nuran Yelkenci
Ne Mutlu Türküm Diyene!..
Ozan Yusuf Polatoğlu
Cumhuriyet Halk Partisi
Ayten Kılıçarslan
Almanya ‘artık vatan’ mı?
S. Semih Sedef
Yitik hayatlar...
Hidayet Kayaalp
Mumla eriyen umutlar
Hayrettin Çakmak
İkinci yirmiyedi, beşinci Cuma
Yılmaz Kuzucu
İyiye değişim ve beyinlerde haraket
M. Ali Aladağ
Alman Medyasındaki İslam
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirlerleşme ve etkinleşmeler
Haldun Çancı
Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Gelin TV kanallarımızın son durumunu birlikte irdeleyelim
İsmail Altıntaş
Diaspora ve Kimlik
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
Fikret Ekin
Yine İnsan
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç