A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   



Ergenlik dönemi

Ergenlik döneminde hem fiziksel gelişim yani vücut gelişiminin hem de cinsel gelişimin birbirine paralel olarak devam ettiğini söyleyen Prof. Sevim Dinçer, bunların yanısıra bir de psikolojik değişimin sözkonusu olduğunu hatırlattı. Prof. Dinçer şunları söyledi: “Bluğ ve ergenlik çağını birlikte Adolesan olarak adlandırıyoruz. Önce buluğ çağında kız çocuklarını ele alırsak... Kalçalarda kızlara ait olan hafif yuvarlaklaşma, memelerin gelişimi, tüylenme.. Erkek çocuklarında, yine erkek vücuduna has değişiklikler ve erkek cinsel organıyla ilgili değişiklikler görülmeye başlıyor. Daha sonra ilk adet görmeyle birlikte esas ergenlik dediğimiz dönem devam ediyor. Bu dönem 18 yaşına kadar olan dönemdir. Hem vücudun genel fizik gelişimi, hem de cinsel organların gelişimi, hem de ruhsal gelişim, bu 18 yaşına kadar süreçte tamamlanıyor.”
       
ŞİDDET OLAYLARI VE ERGENLİK DÖNEMİ
       “Toplumu oluşturan bireylerin gelişimi çocukluk ve ergenlik döneminden başlayarak, ergin ve yaşlılık olarak devam ediyor” diyen Prof. Dinçer, şu bilgileri verdi: “Bu dönemde hem çocukluk hem ergenlik döneminde eğer ailenin, okulun ve çevrenin yardımıyla iyi bir eğitim alırsa, dolayısıyla hem fiziksel, hem cinsel hem ruhsal yönden yeterli bilgilerle donatılırsa ve yetiştirilirse, tabii ki böyle gördüğümüz gibi çok büyük sorunlar oluşmayacaktır.”
       ABD’de yaşanan dünyanın en büyük terör eylemine de değinen Prof. Dinçer, şöyle konuştu: “Ama bu dönemde, bu saydığım gelişimlerle ilgili bozukluklar ortaya çıkarsa, işte tinerci çocuklardan tutun, cinsel tacizle uğraşanlara ve hatta en son gördüğümüz Amerika’daki bu terör eylemlerini gerçekleştirecek kadar fiziksel ve ruhsal bozukluğu olan bireysel ortaya çıkar. Bu olayı, sağlıklı bedensel, ruhsal, cinsel gelişimi olan bir insanın yapması düşünülemez. Normal bir insan bunu yapamaz. Bunu yapan bir insanın bir kere normalin dışında yetişmiş, normalin dışında davranışları olan insanlar olduğunu düşünmemiz lazım. Bu da çocukluktan başlayarak, özellikle ergenlik döneminde yanlış yönlendirmenin olduğunun, iyi bir eğitimin, iyi ruhsal, bedensel gelişimin olmadığının bir göstergesi. Bu da bizim bu döneme çok önem vermemiz gerektiğini bir kere daha gösteriyor.”
       
EN ÖNEMLİ SORUNLAR
       Sevim Dinçer, eskiden beri kız çocuklarımızın adet dönemiyle ilgili olarak yeterli bilgileri alamadıklarını söyledi. “Hep bu adet görme, memelerin gelişimi, tüylenme vs. saklanılacak, utanılacak bir gelişmeymiş gibi kız çocukları üzerinde etki yapardı. Çünkü aile bu konuda çocuklarını uyarmıyor” diyen Prof. Dinçer, şu bilgileri verdi: “Bu konuda gerekli açıklığı göstermeyen ve bu eğitimi vermeyen ailelerin kız çocuklarına dikkat edin. Göğüs gelişimi belli olmasın diye biraz kambur yürürler. İlk adet gördüklerinde ne yapacaklarını bilemezler. Korkarak ailelerine giderler. Hatta çok çarpıcı bir örnek vereceğim. İşte, korkudan şoka girmesin diye anne pat diye bir tokat atar. Bunlar çok rastlanan olaylar. Son derece yanlış şeyler. Çünkü ailenin bu konuda bilinçlenmesi lazım. Sonra da çocuğu daha başından yetiştirmesi lazım. İşte, şu yaşa gelince şu gelişmeler olacak. Bundan sonra böyle bir kanama olacak. Ondan sonra çocuk yapma kabiliyetiyle ilgili olarak cinsel organlar gelişecek diye başından bir eğitim vermesi gerekiyor.”
       
EĞİTİM VERİLİYOR, AMA YETERSİZ...
       Eskiye oranla bu konuda biraz eğitim verildiğini söyleyen Prof. Sevim Dinçer, bunun yeterli olmadığını söyledi.
       “Toplumumuzda sanki evli olmadan kız çocukları ya da hanımlar, kadın doğumcuya gidemez gibi yanlış bir eğilim var” diyen Prof. Dinçer, bu eğilimin düzeltilmesi gerektiğini söyledi.
       Daha sorun olmadan bile, hekime gitmekte yarar olduğunu söyleyen Prof. Sevim Dinçer, “üstelik sorunları varsa, kesinlikle doktora müracaat etmek ve yardım almak gerekiyor” dedi.
       Prof. Dinçer şunları söyledi: ” Ağrılı adet görmeden örnek verirsek... Hep aileler, eskiden beri kızlarına derler ki, ‘bu şey bizde de oldu, evlenince geçer.’ Biraz burada gerçeklik payı da var. Şöyle; şimdi diyoruz ki biz bu dönemde fizik gelişimle birlikte cinsel gelişim de tamamlanıyor. Dolayısıyla, rahim, yumurtalıklar olması gereken bir büyüklüğü ve genişliği kazanacaklar. Ancak, adet çok daha erken bir dönemde başlıyor. Yeterli büyüklük kazanılmadığı için, buna bağlı olarak, rahimin küçük olmasıyla ilgili olarak adet ağrıları söz konusu olabilir. Annenin bilmeden belki, evlenince bunlar geçer, diye ifade ettiği budur. Ancak, her ağrılı adet için, rahim gerekli olgunluğa geçer diye düşünmemek gerekir. Çünkü altında bazen gerçekten tedavi edilmesi gerekli ciddi problem olabiliyor ve ağrı buna bağlı olabiliyor.”


SAYFA BASI

Mahmut Aşkar
Eğrisine Doğrusuna Sarrazin
Nurdoğan Aktaş
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Prof. Dr. Hacı Duran
Örümcek Ağı ve Yargı Gücü
Yakup Yurt
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Orhan Aras
Kutsal Anadolu Topraklarında
İbrahim Selamet
İyilik Köprüsü SAKVA
Muhsin Ceylan
Zirveden görünenler
 ve bir istifa
Nuran Yelkenci
Ne Mutlu Türküm Diyene!..
Ozan Yusuf Polatoğlu
Cumhuriyet Halk Partisi
Ayten Kılıçarslan
Almanya ‘artık vatan’ mı?
S. Semih Sedef
Yitik hayatlar...
Hidayet Kayaalp
Mumla eriyen umutlar
Hayrettin Çakmak
İkinci yirmiyedi, beşinci Cuma
Yılmaz Kuzucu
İyiye değişim ve beyinlerde haraket
M. Ali Aladağ
Alman Medyasındaki İslam
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirlerleşme ve etkinleşmeler
Haldun Çancı
Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Gelin TV kanallarımızın son durumunu birlikte irdeleyelim
İsmail Altıntaş
Diaspora ve Kimlik
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
Fikret Ekin
Yine İnsan
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç