A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   



Çocuğun konuşmasında ilgi önemli

Kendi haline bırakılan ve çok fazla uyarı almayan çocuklarda, geç konuşma ve iletişim sorunları yaşanabiliyor.

Çocuk Akıl Sağlığı ve Rehberliği Derneği Genel Sekreteri, Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Osman Abalı, çocuğun doğduğu andan itibaren insanlar arasında olması, konuşulması, sevilmesi, oyun oynanması, gerekli çevresel uyarıları almasının konuşmasını hızlandıracağını belirtti.


Psikiyatri Uzmanı Osman Abalı, konuşma ve dil gelişiminin, iletişim ile sosyal hayatın en önemli öğesi olduğunu belirterek, “Kişi, iletişim araçlarıyla kendini ifade eder ve hayatını devam ettirir. Konuşma ve iletişimin eksik kaldığı bir hayatta birçok sıkıntının gelişmesi açısından zemin hazırlanmış olur” dedi.
       Çocuğun zamanında konuşmasının, psikososyal gelişimin aşamalarının düzenli olması, çocuğun sosyal ilişkilerinin ve gelişiminin normal olması, zeka ve öğrenme kapasitesinin normal seviyeye gelmesi için gerekli olduğuna dikkati çeken Abalı, “Eğer çocukta anatomik ve psikiyatrik bir sorun yoksa, genelde ilk 6 ayında yavaş yavaş heceler çıkmaya başlar. 12. aydan itibaren kelimeler çıkaran çocuk, 18. aydan itibaren de cümle kurmaya başlar” diye konuştu. Bazı çocukların, hiçbir problemi olmadığı halde geç konuşmaya başladığını dile getiren Abalı, anne babaların, belli bir dönem beklendikten sonra hala konuşmayan çocukları için gerekli incelemeleri yaptırmalarının uygun olacağını söyledi.
       
“YAŞINA UYGUN OYUNLAR OYNAYIN”
       Kendi halinde olan, çok fazla uyarı almayan çocuklarda, hastalık ve bedensel bir sorun olmamasına rağmen geç konuşma ve iletişim sorunları olabileceğine dikkati çeken Abalı, şu bilgileri verdi: “Çocuğun doğduğu andan itibaren insanlar arasında olması, onunla konuşulması, sevilmesi, oyun oynanması, onun gerekli çevresel uyarıları alarak konuşmasını hızlandıracaktır. Diğer yandan etrafında fazla insan bulamayan, kendi halinde kalan çocuklarda bu gelişim geri olabilmektedir.”
       Hastalık ve bedensel bir sorunu olmadığı halde işitme sorunu yaşayan çocuğun konuşma ve iletişim yönünde gelişimini hızlandırmak için ailelere büyük görevler düştüğünü dile getiren Abalı, anne-babalara şu önerilerde bulundu: “Çocuğa sevgi ve huzur dolu bir aile ortamı hazırlayın ve yaşı ne olursa olsun onunla sık sık konuşun. Çocukla birlikte vakit geçirin ve yaşına uygun oyunlar oynayın. Onun kendi haline kalmasına izin vermeyerek, mümkün olduğunca yaşıtlarıyla birlikte oyun oynamasını, sosyal ortamlarda bulunmasını sağlayın.”
       
“AŞIRI TELEVİZYON İZLETMEYİN”
       Özellikle 0-3 yaş grubundaki çocukların televizyonda saatlerce müzik ve reklam izlemesinin de belli sakıncaları beraberinde getirdiğini belirten Osman Abalı, şöyle devam etti: “Bu yaşlarda çok fazla televizyon izleyen çocuklarda dış dünyadan kopma, kendi halinde olma eğilimi, insanlardan ve insanlar arası ilişkilerden uzaklaşma, nesneler ile daha fazla ilgilenme, duygusal alışverişten vazgeçme, konuşmama, yaşıtları ile ilgilenmeme seslenince bakmama gibi durumların olduğu psikiyatrik bir tablo gelişebilir. Buna bağlı olarak çocukların konuşması gelişmez veya geliştikten sonra gerileyebilir. Bu durum geç fark edildiği zaman konuşma sorununun yanı sıra bir çok sorunun eşlik ettiği lisan ve sosyal gelişiminde bozulmaların olduğu psikiyatrik bir durum gelişebilir.”



SAYFA BASI

Mahmut Aşkar
Eğrisine Doğrusuna Sarrazin
Nurdoğan Aktaş
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Prof. Dr. Hacı Duran
Örümcek Ağı ve Yargı Gücü
Yakup Yurt
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Orhan Aras
Kutsal Anadolu Topraklarında
İbrahim Selamet
İyilik Köprüsü SAKVA
Muhsin Ceylan
Zirveden görünenler
 ve bir istifa
Nuran Yelkenci
Ne Mutlu Türküm Diyene!..
Ozan Yusuf Polatoğlu
Cumhuriyet Halk Partisi
Ayten Kılıçarslan
Almanya ‘artık vatan’ mı?
S. Semih Sedef
Yitik hayatlar...
Hidayet Kayaalp
Mumla eriyen umutlar
Hayrettin Çakmak
İkinci yirmiyedi, beşinci Cuma
Yılmaz Kuzucu
İyiye değişim ve beyinlerde haraket
M. Ali Aladağ
Alman Medyasındaki İslam
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirlerleşme ve etkinleşmeler
Haldun Çancı
Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Gelin TV kanallarımızın son durumunu birlikte irdeleyelim
İsmail Altıntaş
Diaspora ve Kimlik
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
Fikret Ekin
Yine İnsan
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç