A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   



Anne çocuğun karakterini belirliyor


Annelerin çocuğuna takındığı tavır, onların ilerideki karakter özelliklerini belirliyor.

Otoriter annelerin çocukları suça eğilimli, aşırı hoşgörülü annelerin çocukları doyumsuz ve mutsuz, kaygılı annelerin çocukları ise cesaretsiz ve içe dönük yetişiyor.

Dünyanın hiç “emekli olunamayacak tek mesleği” olan anne-babalığın el kitabı niteliğindeki “Anne-Baba Olma Sanatı”, hatalı ebeveyn tiplerini gözler önüne seriyor. Psikolog-yazar İlkim Öz’ün kaleme aldığı kitaba göre, çocuğuna kol kanat germe görevini üstlenirken aşırı korumacı, mükemmeliyetçi, hoşgörülü, agresif veya fazla otoriter portreler çizen anne ve babalar, çocuğa zararlı oluyor.
       İşte, psikolog Öz’ün kaleminden bazı hatalı anne ve baba tipleri:
Aşırı hoşgörülü anne: Hoşgörüsünü yerinde kullanan annenin çocuğu sakin, özgüveni gelişmiş ve kendiyle barışık olurken, aşırı hoşgörülü annenin çocuğu hırçın, öfkeli, şımarık ve annenin yönergelerine karşı duyarsız gelişiyor. Anneleri kendine sınır çizmediği için disiplinsiz yetişen çocuk ileriki yaşamında doyumsuz ve mutsuz oluyor.
Aşırı disiplinli ve otoriter anne: Böyle annelerin çocuğu sevgi ihtiyacını karşılayamıyor. Anne şefkatini hissedemeyen çocuk suça eğilimli oluyor, saldırgan ve sinsice suç işleme eğilimine giriyor.
Korkulu-kaygılı anne: Bu anneler mutsuz ve bunu da çocuğuna yansıtıyor. Hayvanlardan, asansörden, gökgürültüsünden korkan bu annelerin çocukları da aynı korku ve kaygılara sahip oluyor.
Aşırı rahat yönelimli anne: Dünya umurunda olmayan bu annenin çocuğu hayatta öğrenmesi gerekeni anneden öğrenemiyor. Doğru ile yanlışı ayırt edemeyen çocuk, gerek iş, gerekse özel yaşamında kuralsız oluyor.
Agresif anne: Çocuğuna sık sık bağıran, hatta döven bu annenin çocuğu yalancı yetişiyor. Yetişkin olduğunda ise ya agresif, sinirli ve kavgacı oluyor ya da zorluklara dayanamıyor, tartışmanın olduğu yerden kaçıyor.
Takıntılı anne: Evde temizliği beğenmeyip yeniden yapan, eşyaların sürekli yerini değiştiren takıntılı annelerin çocukları da defterindeki yazı iyi olmadığında tekrar tekrar silip yazıyor, defalarca oyuncaklarını topluyor. Çocuğun ileride “ellerini defalarca yıkama” gibi takıntıları oluyor.
Aşırı koruyucu anne: Çocuğunun başına birşey gelecek kaygısını taşıyan bu annenin çocuğu kendine güvensiz oluyor.
       
PEKİ BABALAR?
Aşırı otoriter baba: “Tabakta bir lokma bile kalmayacak”, “arkadaşlar eve gelmeyecek” gibi kuralları olan baba, çocuğuna sevgisini de göstermiyor. Çocuk ileride pasif ya da saldırgan, tüm kuralları çiğneyen, aşırı öfkeli bir insan oluyor.
 
Mükemmeliyetçi baba: Her alanda çocuğunun mükemmel olmasını isteyen babanın evladı yetenekli olduğu alanda bile başarı gösteremiyor.
Aşırı koruyucu baba: Bu babanın özgüven sorunu olduğu için çocuğuna da güvenmez. Pasif kişilik geliştiren çocuk, ileriki yaşamında da sosyo-fobik oluyor, çevreden sürekli destek bekliyor ve desteklenmeden hiçbir adım atamıyor.
Duygu cimrisi baba: Duygularını asla ifade edemeyen babanın çocuğu, “sevgi enerjisi” alamadığından ileride babası gibi oluyor.
Sorumluluk duygusu gelişmemiş baba: Çocuklarına ilişkin sorumluluktan kaçan babalar ile çocukları arasında uçurum oluyor ve onu “yabancı” gibi görüyor.
Aşırı hoşgörülü baba: Gece geç saatlere kadar eve gelmeme, sigara, alkol kullanma, okulu asma gibi özellikler bu babaların çocuklarında görülüyor. Annenin otoriter olmasına neden olan bu davranış çocuğu dengesizliğe itiyor.

SAYFA BASI

Mahmut Aşkar
Eğrisine Doğrusuna Sarrazin
Nurdoğan Aktaş
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Prof. Dr. Hacı Duran
Örümcek Ağı ve Yargı Gücü
Yakup Yurt
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Orhan Aras
Kutsal Anadolu Topraklarında
İbrahim Selamet
İyilik Köprüsü SAKVA
Muhsin Ceylan
Zirveden görünenler
 ve bir istifa
Nuran Yelkenci
Ne Mutlu Türküm Diyene!..
Ozan Yusuf Polatoğlu
Cumhuriyet Halk Partisi
Ayten Kılıçarslan
Almanya ‘artık vatan’ mı?
S. Semih Sedef
Yitik hayatlar...
Hidayet Kayaalp
Mumla eriyen umutlar
Hayrettin Çakmak
İkinci yirmiyedi, beşinci Cuma
Yılmaz Kuzucu
İyiye değişim ve beyinlerde haraket
M. Ali Aladağ
Alman Medyasındaki İslam
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirlerleşme ve etkinleşmeler
Haldun Çancı
Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Gelin TV kanallarımızın son durumunu birlikte irdeleyelim
İsmail Altıntaş
Diaspora ve Kimlik
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
Fikret Ekin
Yine İnsan
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç