A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   



Yağınızı iyi ayarlayın

Yemeklere lezzet, vücuda enerji veren yağın fazlası kalbe vurur, kanser riskini artırır. Azına gelince, saç döker, gözleri bozar.


     GÜNÜMÜZDE insanların en çok söz ettikleri konuların başında kilo vermek, yorgunluk, stres ile gıda maddelerinin çok miktarda tüketilmesinden doğan problemler gelmektedir. Hemen hemen herkes, kendi vücudu için neyin yanlış neyin doğru olduğunu bilebilir. Yalnızca bilmenin yetmediği önemli olanın bilinenlerin ve öğrenilenlerin uygulanması olduğu unutulmamalıdır.
     Zayıflamak, sağlıklı bir vücuda sahip olmak sadece egzersizle mümkün değildir. Egzersizin yanında mutlaka doğru beslenme alışkanlıkları uygulanmalıdır. Vücutlarındaki yağ kitlesini kaybetmek isteyen insanlar yağdan ve yağlı besin maddelerinden çok korkarlar ve zayıfladıktan sonra bir daha yağlı besin maddelerini tüketmeyeceklerine kendilerine söz verirler. Oysa yağ yemeklere lezzet veren, enerji değeri yüksek bir besindir. Yağsız gıda maddeleri yerine az yağlı damak tadımıza uygun besin maddelerini abartmadan makul porsiyonlarla tükettiğimizde sağlığımız açısından hiçbir zararı olmayacaktır. Aksine yağın vücudumuz için birçok yararı vardır.
     Bunlar:
•  Vücut ısısının kaybını önler.
•  İç organları darbelerden korur.
•  Alınan gıdaların yavaş yavaş sindirimini sağlar.
•  Yağda eriyen vitaminlerin (A,D,E,K) emilimini sağlar.
•  Hücre zarının oluşumuna yardımcıdır.
•  Vücuttaki hormonal sistem ve enzimler üzerinde rolü büyüktür.
Her şeyin fazlasının zararlı olduğu gibi yağların da fazla alınması vücuda önemli ölçüde zarar verir.

     Başlıcaları:
     •  Kalp ve kardiyovasküler sistemin çalışmaları bozulur.
•  Kansere yakalanma riski artar.
•  Şişmanlamadaki rolü çok büyüktür.
Yukarıda saydığım bu üç maddeyi duyarak ne yapalım yağsız besleniriz diye bir düşünceye kapılmayın çünkü yağsız beslenme vücudumuzda;•  
     Saç dökülmesine
     •  Deri lezyonlarına
•  Yara iyileşmesinde gecikme
•  Beyin ve sinir sisteminde düzensizlikler
•  Görme sistemimizde bozulmalara neden olur.
Bu yazıyı okurken aklınıza yağ yiyelim mi, yemiyelim mi diye sorular gelebilir. Bütün doğru beslenme mönülerinde olduğu gibi bütün gıda maddelerinin dengeli oranda tüketilmesiyle sorun çözülebilir.

     Yağlar üç gruba ayrılır:
     •  Doymuş yağlar, tekli doymamış yağlar, çoklu doymamış yağlardır.
•  Doymuş yağlar: Hayvansal kaynaklı yağlardır, bitkisel kaynaklı olup hidrojene edilmiş margarinler, doymuş yağ asitleridir. Doymuş yağlar oda sıcaklığında katı halde bulunurlar (et, süt).
•  Tekli doymamış yağlar: Zeytinyağı, fındık, fındıkyağı, balık ve fıstıkta bulunan yağlardır. Soğukta donar, oda sıcaklığında eski hallerine dönerler.•  Çoklu doymamış yağlar: Ayçiçek yağı, mısır özü yağı, susam yağı gibi yağlılar soğukta ve sıcakta yapıları aynı kalır.

     Bu üç çeşit yağın hangisi tüketilmelidir?
     Yağlar günlük besin tüketimimizin yüzde 30'unu oluşturmaktadır.
     Bunlar: Yüzde 10 doymuş yağlar, yüzde 10 tekli doymamış yağlar, yüzde 10 çoklu doymamış yağlar şeklinde tüketilmelidir. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları içerisinde hiçbir gıda maddesinden kaçmayın, yeter ki dengeli tüketmeyi bilelim. İnsanların temel özelliklerinden biri sevilen gıda maddesine karşı koymaktaki güçlüktür. Bu beslenme dengesindeki güçlük aşılırsa sorun ortadan kalkacaktır. Yağlar vücudumuz için gerekli temel besin maddelerinden biridir, yeterli ve dengeli kullanımla bizim dostumuz olabilir. Beslenme alışkanlıklarınızın yanında egzersiz alışkanlıklarınızı gözden geçirmeyi unutmayınız.


SAYFA BASI

Mahmut Aşkar
Eğrisine Doğrusuna Sarrazin
Nurdoğan Aktaş
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Prof. Dr. Hacı Duran
Örümcek Ağı ve Yargı Gücü
Yakup Yurt
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Orhan Aras
Kutsal Anadolu Topraklarında
İbrahim Selamet
İyilik Köprüsü SAKVA
Muhsin Ceylan
Zirveden görünenler
 ve bir istifa
Nuran Yelkenci
Ne Mutlu Türküm Diyene!..
Ozan Yusuf Polatoğlu
Cumhuriyet Halk Partisi
Ayten Kılıçarslan
Almanya ‘artık vatan’ mı?
S. Semih Sedef
Yitik hayatlar...
Hidayet Kayaalp
Mumla eriyen umutlar
Hayrettin Çakmak
İkinci yirmiyedi, beşinci Cuma
Yılmaz Kuzucu
İyiye değişim ve beyinlerde haraket
M. Ali Aladağ
Alman Medyasındaki İslam
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirlerleşme ve etkinleşmeler
Haldun Çancı
Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Gelin TV kanallarımızın son durumunu birlikte irdeleyelim
İsmail Altıntaş
Diaspora ve Kimlik
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
Fikret Ekin
Yine İnsan
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç