A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   



Göbeğinize bakıp spora başlamayın

15 - 20 yıl bedensel egzersizi düzenli ve programlı yapmayan bir insanın kas sistemi ve kemik dokusu zayıflar, kalp eski performansını yitirir, vücut düzenli çalışamaz
     İNSAN metabolizması bebeklik döneminde hızlı bir gelişim gösterirken, ergenlik döneminin sonundan itibaren büyüme ve gelişme durmakta veya çok azalmaktadır.
     Büyüme ve gelişmenin azalmasıyla, meydana gelebilecek sakatlık veya metabolizmada görülebilecek zorlamaların vücut tarafından engellenmesi mümkün olmamaktadır. Metabolizma veya vücudun hareket sistemi üzerinde oluşabilecek sakatlıklar ergenlik döneminden sonra daha zor tedavi edilebilmekte veya tedavisi mümkün olmayan sakatlıklar ortaya çıkabilmektedir.
     Çevremize baktığımızda, yaşı ilerlemiş, kilolu ve antrenmansız olmalarına rağmen insanların gençlik dönemlerini yaşarcasına aynı hırsla hafta sonlarında tenis, futbol gibi spor branşlarını yaptıklarını görür ve o insanları tebrik ederiz. Bu insanın yaşının, cinsiyetinin, fiziksel ve fizyolojik özelliklerinin sportif branşlarına uygun olup olmadığını bilmediğimiz halde, gülümseyerek mutlu bir tablo çizeriz.
     
     Gençliği unutun
     Ama işin gerçek yüzü bu değildir. Gençlik dönemlerinde amatörce veya profesyonelce spor yapan insanlar, daha sonra çalışma şartları, evlilik, kendine zaman ayıramamak gibi nedenlerle bedensel egzersizden kaçma bahaneleri bulmakta ve bu bahanelere kendileri de inanarak uzun süre hareketsiz bir yaşantı sürmektedir.
     Daha sonra bedensel egzersiz yapmaları gerektiğini doktorlarından veya aynada göbeklerine bakarak anlayan insanlar, gençlik günlerinde yaptıkları sportif branşlara geri dönmeye çalışmaktadır.
     Oysa 15 - 20 yıl bedensel egzersizi düzenli ve programlı yapmayan bir insanın kas sistemi ve kemik dokusu zayıflamakta, kalp - dolaşım sistemi eski performansını yitirmekte, düzensiz beslenme ve genetik faktörler etkisiyle vücut düzenli çalışamaz hale gelmektedir.
     
     Hayati tehlike
     Bu insanların yeniden spora dönebilmeleri için ilk önce bedensel egzersize başlamaları gerekir.
     Spor ile bedensel egzersiz arasında önemli bir fark bulunmaktadır. Spor rekabete dayalı fiziksel aktiviteyi tarif ederken, bedensel egzersiz kişinin yaşına, cinsiyetine, fizyolojik, psikolojik ve fizik durumuna uygun hareketleri anlatmaktadır.
     Günümüzde moda halini alan tenis, squash, halı saha futbolu gibi ani yükleme ve ani duraklamalar meydana getiren; böylece eklem, kas ve kardiyovasküler sistem üzerinde sakatlık yaratabilecek düzeyde yüksek performansa sahip sportif branşlar, iyi bir bedensel egzersiz programından geçmeden uygulanırsa hayati tehlikeler görülebilir.
     Böyle istenmeyen durumları yaşamamak için bedensel egzensiz ve spor uzmanlarına danışarak kişinin özelliklerine uygun bir program hazırlanması istenmelidir.
     
     Yaşa göre spor
     Her yaştaki insan bedensel egzersiz yapabilir, yalnız her yaşın uygulayacağı egzersiz programı farklıdır.
     Bedensel egzersiz programları uygulandıktan sonra fizyolojik ve fiziki yapıya uygun sportif branşlar, rekabet düzeyi yüksek tutulmadan yapılabilir. Egzersiz doğru beslenme alışkanlıklarıyla beraber uygulandığında, sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek mümkün olmaktadır. Unutmamak gerekir ki, öğrenmenin yaşının olmadığı gibi, bedensel egzersizin de yaşı yoktur; yeter ki bilinçli ve düzenli yapılsın.


SAYFA BASI

Mahmut Aşkar
Eğrisine Doğrusuna Sarrazin
Nurdoğan Aktaş
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Prof. Dr. Hacı Duran
Örümcek Ağı ve Yargı Gücü
Yakup Yurt
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Orhan Aras
Kutsal Anadolu Topraklarında
İbrahim Selamet
İyilik Köprüsü SAKVA
Muhsin Ceylan
Zirveden görünenler
 ve bir istifa
Nuran Yelkenci
Ne Mutlu Türküm Diyene!..
Ozan Yusuf Polatoğlu
Cumhuriyet Halk Partisi
Ayten Kılıçarslan
Almanya ‘artık vatan’ mı?
S. Semih Sedef
Yitik hayatlar...
Hidayet Kayaalp
Mumla eriyen umutlar
Hayrettin Çakmak
İkinci yirmiyedi, beşinci Cuma
Yılmaz Kuzucu
İyiye değişim ve beyinlerde haraket
M. Ali Aladağ
Alman Medyasındaki İslam
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirlerleşme ve etkinleşmeler
Haldun Çancı
Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Gelin TV kanallarımızın son durumunu birlikte irdeleyelim
İsmail Altıntaş
Diaspora ve Kimlik
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
Fikret Ekin
Yine İnsan
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç