A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   



Evlilikte seks ne kadar önemli?

Aktif bir cinsel yaşam ,mutlu evliliklerin temel taşlarından birisi olarak bilinir. Ancak evli çiftler arasında yapılan anketler ,mutluluğun temelinde çiftlerin birbirlerine karşı dürüst ,içten ,sadık olarak kurdukları dostluğun yattığını gösteriyor.

     Dünyada ve ülkemizde boşanmaların çoğunluğu , evliliklerin ilk 5 yılında gerçekleşiyor . Sosyologlar, ülkemizde yapılan evliliklerde cinselliğin ön planda olduğunu söylüyor . Bu tür evliliklerdeyse anlaşmazlığın temel nedeni cinsel uyumsuzluk değil ,eşler arasında duygusal yakınlığın olmaması , duygu , düşünce ve isteklerin anlatılmaması . Çiftler birbirleriyle duygusallığı paylaşabildikleri sürece dostlukları artıyor, seksin önemi ise gitgide azalıyor. Evlilikte aşkı canlı tutan tek şey cinsellik değil, duygusal yakınlık ve sözlü iletişim. Bu konuda psikologlar iyi bir seks hayatının ,kötü giden bir ilişkiyi yürütemeye yeterli olmayacağını belirtiyorlar. Örneğin Amerika'da yapılan bir ankette insanlara -sizi ne şu anda olduğunuzdan daha mutlu yapar? - diye sorulduğunda kadınların çoğunluğu "para" diye yanıtlamışlar. Çok az bir kısmı ise "daha aktif cinsellik" diye cevaplamış.Erkeklere aynı soru sorulduğundaysa "para", "ün" ,"kariyer" cevabını verenler çoğunluktaymış, seks ise daha sonraki sıralarda yer alıyormuş.
     
     Örnekler...
     Selma 42 yaşında ve ev hanımı .Kocası geçirdiği kaza sonucu cinsel aktifliğini yitirmiş . Kazadan sonra seks yapamamalarına rağmen ,bu süre içerisinde birbirlerine duygusal açıdan daha fazla yakınlaşmışlar . "Yataktaki vaktimizin çoğunu öperek ve sarılarak geçiriyoruz , birbirini duygusal olarak tamamlamanın seksten daha önemli olduğunu anladık " diyor.
     Duygusal yakınlığın ne denli önemli olduğuna bir başka örnek Oktay ve Özlem . Özlem " Balayımızdaki cinsel ateş zamanla soğudu .Kocam için iş her şeyden önce gelir. Yorgun argın işten geldiği zaman benimle ilgilenmek yerine kanepede uzanıp televizyon seyretmeyi tercih ediyordu. Evliliğimizin üçüncü yılında artık ayda bir seks yapar hale gelmiştik. Benim ağırıma giden kocamın bunu pek fazla önemsemeyerek ,sekste bir vazifeyi yerine getirir gibi davranmasıydı .İnsan her zaman seks ihtiyacı duymasa bile karşılıklı oturup konuşabilir , fıkralar anlatabilir .Evlendikten 4 yıl sonra boşandık .Bizim asıl sorunumuz duygusal açıdan yakın olamayışımızdı. Birbirine sarılıp öptükten sonra seksin pek önemi yok " diyor .
     
     Birbirinize dokunun
     Psikolojinin babası sayılan Freud'dan önce cinsellik tabu olarak kabul ediliyordu. Freud cinselliği saygı duyulacak bir öge haline dönüştürdü ;Cinsel içgüdü insanın mutlu olması için sarfettiği enerjinin temel nedenidir ve cinsel istek duymak insan doğasının normal bir parçasıdır. Öte yandan çoğu anne babalar erkek çocuklarını -erkek adam ağlamaz, sarılmaz ,öpmez -gibi bir takım kalıplaşmış rolleri aşılayarak büyütürler. Bu şekilde büyüyen erkek ileride karısına da sarılmaktan çekinir ,sevgisini sadece yatakta ifade eder. Cinselliği bir tabu olarak gören ortamda yetişen kadın ve erkeğin ileride cinsel isteksizlik duyması da normaldir.
     
     Cinsel iştahlarınız aynı mı?
     Evli çiftlerin yarısına yakınının cinsel problemleri var. Seks hayatında sorun yaşayan çiftlerin bazı anlaşmazlıkları cinsel iştahlarındaki dengesizlikten kaynaklanıyor. Bir başka deyişle çiftlerden birisi ilişkiye girmek isterken,diğer taraf nadiren birlikte olmak istiyor. Engellenen cinsel arzu nedeniyle çiftlerden teki öbürüne öfke duyuyor. Örneğin hasta çocuğunuzun iyileşmesi için bütün gece başında nöbet tutmak veya yorgun argın işten dönünce uyuya kalmak elbetteki cinsel arzuyu söndürecektir .Hatta bazen uyku hayattaki herşeyden daha önemliymiş gibi gelir.Halbuki birbirine dostça ,anlayışlı ve fedakarca davranılsa bu tür sorunlar ortadan kalkar.
     Bu konuda Jinekolog Akif Poroy şunları söylüyor:" Üreme insanın en doğal dürtülerinden biridir ve cinsellik evlilik kurumu içerisinde sağlanmaya çalışılır. Eğer eşler cinsel gereksinimlerini evliliklerinde sağlayamazlarsa dışarıya, başka eşler bulmaya yönelirler veya mastürbasyon yaparlar. Bugün Türkiye'de açılan boşanma davalarında cinsel uyumsuzluk ve tatmin olamama pek çok problemin kaynağını teşkil ediyor. Ayrıca çiftlerin dialog kuramama sorunları seksüel sorun haline geliyor, yani karşılıklı istek ve ihtiyaçlar anlatılamadığı için cinsellik sönüyor. Seks yaşantısı evliliklerde en önemli şey olmasa bile ,seks yaşantısında yaşanan tatminsizlikler yuvaların yıkılmasına neden oluyor."
     
     Yaş ilerledikçe
     Bazı insanlar hormonal ilaç takviyesiyle seks hayatında 70'li yıllara kadar aktif olmaya çalışıyor ,ancak genellikle ortayaş ve üstünde hormon seviyeleri düşer. Testesteron (hem kadın hem de erkekte mevcut) beyni uyararak cinsel isteği artırırken ,bu hormonun azalması sekse duyulan ihtiyacı azaltır . Bir başka gerçek te 25 yaşındaki bir insanın 55'inde de kafaca aynı yapıda olmaması .İnsanlar yaşlandıkça dünya olaylarıyla daha ilgili hale gelerek hayatlarına bir anlam kazandırmaya çalışırlar, hayır işleriyle uğraşırlar , torunlarına bakarlar . Öte yandan kendi ihtiyaç ve isteklerini göz ardı ederek ,dostlarına ve akrabalarına yardımda bulunurlar. Yaşamın hızı git gide azalır, cinsellik arka planda kalır.
     
     Evlilikte seks ne zaman problem olur?
     •  Beraberliğinizde güç çatışması varsa
•  Kendinize güveniniz azsa
•  Cinsellik eşler arasında bir ödüllendirme veya ceza yöntemi olarak kullanılıyorsa
•  Aranızda iletişimsizlik varsa
•  Sekste ihtiyaç ve isteklerinizi eşinize anlatamıyorsanız
•  Seks paylaşılan bir güzellik değil de bir zorunluluk olarak görülüyorsa
•  Erken boşalma korkusu varsa
•  Hamile kalma endişesi duyuluyorsa
•  Cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanırım korkusu duyuluyorsa
•  Eşinizin sizi aldattığını düşünüyorsanız
•  Eşinizle duygusal yakınlaşamıyor ve dostluk kuramıyorsanız


SAYFA BASI

Mahmut Aşkar
Eğrisine Doğrusuna Sarrazin
Nurdoğan Aktaş
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Prof. Dr. Hacı Duran
Örümcek Ağı ve Yargı Gücü
Yakup Yurt
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Orhan Aras
Kutsal Anadolu Topraklarında
İbrahim Selamet
İyilik Köprüsü SAKVA
Muhsin Ceylan
Zirveden görünenler
 ve bir istifa
Nuran Yelkenci
Ne Mutlu Türküm Diyene!..
Ozan Yusuf Polatoğlu
Cumhuriyet Halk Partisi
Ayten Kılıçarslan
Almanya ‘artık vatan’ mı?
S. Semih Sedef
Yitik hayatlar...
Hidayet Kayaalp
Mumla eriyen umutlar
Hayrettin Çakmak
İkinci yirmiyedi, beşinci Cuma
Yılmaz Kuzucu
İyiye değişim ve beyinlerde haraket
M. Ali Aladağ
Alman Medyasındaki İslam
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirlerleşme ve etkinleşmeler
Haldun Çancı
Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Gelin TV kanallarımızın son durumunu birlikte irdeleyelim
İsmail Altıntaş
Diaspora ve Kimlik
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
Fikret Ekin
Yine İnsan
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç