A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu Kendinizi değil kilonuzu yakın
·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  DÜNYA  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  SÖYLEŞİ  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  























Gabriel: Almanya'da bankalara demokrasi balansı gerekiyor

Almanya'da daha önce "bankaların faiz vurgununu" gündeme getiren Sosyal Demokrat Parti (SPD) lideri Sigmar Gabriel, bu kez hazırladığı sekiz maddelik bildiriyle finans sektörünü yerden yere vurdu. Bankaların küçültülerek yeniden "demokrasiyle uyumlu" hale getirilmesini isteyen Gabriel, finans sektörünün "tüketicileri yolmasına izin verilmemesi" gerektiğini vurguladı. Koalisyon hükümeti ve bankacılık sektörü SPD liderinin hazırladığı bildiriyi ağır dille eleştirirken, ekonomi uzmanları sekiz maddelik eylem planında yer alan önerilerin büyük kısmını makul buldu.

Bankaların tüketicilere uyguladığı yüksek faiz oranlarına karşı savaş ilan eden SPD lideri Sigmar Gabriel, bu kez sekiz maddelik bir bildiri hazırlayarak görüşlerine açıklık getirdi. Bankaları siyaset dünyasına baskı yapmakta itham eden Gabriel, finans kuruluşlarını vergi kaçırmaya yardımcı olmak, vurgunculuk ve manipülatörlük suçladı. Seçim kampanyasında bankaların çarpık uygulamalarını öne çıkaracağını ifade eden SPD lideri, hazırladığı eylem planında, "2013 yılında yapılacak federal milletvekili seçimleri bankaların ve finans sektörünün zapt edilmesi hakkında verilecek kararı belirleyecek." ifadelerine yer verdi.

Hazırladığı bildiride finans sektörünü neredeyse yerden yere vuran Sigmar Gabriel, "bankaların devlete şantaj yaptığını", "izlenecek politikaları dikte ettiğini", "çalışanlarına düzgün maaş vermediğini", "müşterilerini yolduğunu" ve "tasarruf sahiplerinin paralarıyla spekülatif işlemler yürüttüğünü" ileri sürdü. Bankacılık sektörünün 2008 yılında yaşanan finans krizine rağmen yeniden yüksek risk içeren finansal faaliyetlere yöneldiğini savunan Gabriel, "Buna karşılık sorumluluk üstlenmek istemeyen bankalar, işler sarpa sardığında devletin kurtarma paketi hazırlamasını istiyor. Bu da Federal Meclis'i sürekli anayasal olağanüstü hal şartlarında çalışmak zorunda bırakıyor. Bütün bunlar siyasetin halkın gözünde güçsüz görünmesine ve finans sektörünün uzantısıymış gibi algılanmasına yol açıyor." ifadelerine yer verdi.

SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel kaleme aldığı bildirinin devamında ise yasa koyucunun piyasaları yeniden "demokrasiyle uyumlu" hale getirmesi gerektiğine işaret ederek, "Sadece suçlayıp yakınmak yerine, yeniden harekete geçmemiz gerekiyor." diye yazdı. Bankalar için Avrupa genelinde geçerli bir iflas mevzuatı hazırlanması gerektiğini belirten Gabriel, böylelikle finans kuruluşlarına ulusal ekonomileri tehlikeye düşürmeden iflas etme imkânı verilebileceğini ifade etti. SPD lideri ayrıca büyük bankaların devletlerin hazırlayacağı kurtarma mekanizmalarına yaslanmak yerine, kendi aralarında AB'deki bütün bankaları kapsayacak bir özel kurtarma fonu hazırlamasını talep etti.

Gabriel alınacak bütün tedbirlere rağmen bankaların yine de "kurtarılmasının" gerekmesi halinde, ilgili bankaların devlet tarafından "kamulaştırılması" gerektiğini vurguladı. Bankaların tasarruf sahiplerinin parasıyla spekülatif işlemler yapmasına da izin verilmemesi gerektiğine dikkat çeken SPD lideri, "Normal bankacılık işlemleri ile yatırım bankacılığı işlemlerinin hukuken ya da bilanço düzeyinde birbirinden ayrılması gerekiyor. Finans sektörünün küçülmesi ve yeniden 'sıkıcı' hale gelmesi lazım. Bankaların aşırı borçlanmaya dayalı kar fantezileri yapmak yerine, yeniden reel ekonomiyi finanse eden geleneksel görevine dönmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.

SPD liderinin hazırladığı eylem planına koalisyon hükümetinin ortağı CDU/CSU ile FDP'ye mensup siyasilerden tepki gelirken hükümete danışmanlık yapan beş kişilik bilirkişi komisyonunda yer alan Peter Bofinger bankaların sahip olduğu gücün sınırlanmasını isteyen SPD liderine destek verdi. Deutschlandfunk radyosuna demeç veren Bofinger, "Daha önce olduğu gibi hâlihazırda da bankaların aşırı güçlü olması ciddi bir sorun teşkil ediyor. Bankaların iflas etmesini sağlamak mümkün değil. Ancak serbest pazar ekonomisinin doğası gereği ticari hata yapanların iflas sorumluluğunun da üstlenmesi gerekiyor." dedi.

Bu arada büyük bankaların oluşmasını engellemek gerektiğini ifade eden Bofinger, finans sektöründe bankaların diğer bankalara vereceği krediler ile bankalar arası işlemleri ayıracak bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekerek, "Bunun sonucunda örneğin Deutsche Bank gibi büyük bir banka iflas ettiğinde, bundan diğer bankaların etkilenmemesinin sağlanması gerekiyor. Tek bir bankanın iflas etmesine izin verilemeyecek kadar büyümesine izin verilmemeli." ifadelerini kullandı.

 

Mahmut Aşkar

İnandığınız gibi misiniz, yoksa Yaşadığınız gibi mi?
İddiası, gayesi, ideali, davası, inancı, ülküsü, insana ve insanlığa dair kaygısı, mesuliyeti olanlaradır sözüm: Devam

Yakup Yurt

KASITLI DÜZENSİZLİK
Yalnızlığa, sevgisizliğe, açlığa, sefalete, cahilliğe, krize, hastalıklara, umutsuzluğa karşı herkes sürekli direnişte... Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

Seçmen Haritalarının İdeolojisi sa
Seçmenlerin oy verdikleri partilerle örtüşen bir ideolojilerinin olduğu varsayımı bana göre şüphelidir.
Devam

Hidayet Kayaalp

ÇAKMA LİDERLİK
Her şeyin çakması tuhaf oluyor ama, liderliğin çakması biraz da komik oluyor. Devam

Yakup Tufan

AVRUPA’DA AİLE YAPIMIZDAKİ DİNAMİKLER VE DİNAMİTLER
Avrupa’da Türk aile yapısında bozulmanın önüne geçmek  mümküm olmayacak mı? Devam

Ayten Kılıçarslan

ALMANYA’NIN ÜÇ SORUNU
B
unlar önem derecesine göre eğitim, islam düşmanlığı ve demografi olarak sıralanabilir. Devam

Prof. Dr. Ramazan Demir

“Türk” Kelimesine Kimler Karşı..!
Türk Milleti de böylece baskı altına alınarak sindirilmeye çalışılmakta; sürekli kışkırtma, sürekli hakaret içerikli söylemlerle Milletin sabır sınırları zorlanmaktadır...
Devam

Leman Kuzu

DOSTLUK VE BİRLİK AĞI
Hepimizin bildiği gibi insan doğası gereği sosyaldir ve bilinen bu gerçekle birbirlerine her daim ihtiyaç duyarlar.  Devam

Şefik Kantar

Wikilizm ve Wikilistler
Amerikan gizli belgelerinin ortaya dökülmesinden doğan hazzı gören Wikilistler, başka ülkelerin, başka odakların, kurumların belgelerine yönelecekler. Devam

Muhsin Ceylan

Populizmin çocuğu Sarrazin
Türkleri, Arapları ve Müslümanları aşağılayan söz ve iddialarla Almanya’da çoğunluk toplumu nezdinde kahraman(!) olmak hiçte zor değilmiş. Devam

Orhan Aras

SONBAHAR
Bu gurbet, bu sessiz gökyüzü, bu uzayıp giden yollar, bu benden ilgisiz insanlar oldukça hüzünlenmeğe hakkım yok benim. Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

YAZIKLAR İSRAİL’E
Korsan devlet ayıbı
Böyle vurdu sahile..

Devam

Mehmet Ali Aladağ

Bizim Sofistike ve
Komplike Aydın
Eğer bu söylediklerini sen anladıysan, ben de senin gibi olayım... Kafası karışık, zihni bulanık, şaşkın herif! Devam

Nurdoğan Aktaş

‘’Beyaz Hüzün’’e ‘’Merhaba Olsun’’
Batı Avrupa ülkelerinde yaşayanlar Türkülerin gücünü en iyi bilen ve bilmesi gereken insanların başında gelirler.  Devam

Ali Kılıçarslan

“Müslümanı Avrupalılaştırmak”
Avrupa’nın mı islamlaştığını, bir başka deyişle müslümanlaşacağını öğrenmek isteyenler, özellikle Almanya Türkleri’nin geleceği hakkında fikir yürütenler, bu kitabı mutlaka okumalılar. Devam

Nuran Yelkenci

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Müslüman Türk Kadınının Yeri...
Ev ekonomisini en iyi şekilde yönetebilen akıllı, eğitimli bir kadın neden ülkeyi
 yönetemesin?
Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Çocuklar bizim!
Gerekirse suç işlenen bölgelere psikologlar, spor öğretmenleri, antrönerler,  spor salonları, kütüphaneler,  götürülmelidir... Devam

Umut Bulut

Kalıbınıza tüküreyim

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat