A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu Kendinizi değil kilonuzu yakın
·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  DÜNYA  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  SÖYLEŞİ  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  























Avrupa’ya Göçün 50. Yıl Sempozyumunda Soru1nlarımız Tartışıldı

Batı Avrupa’ya Türk İşgücü Göçünün 50. Yılı’nda, Göçmen Türkün mevcut durumunun muhasebesini yapmak üzere ATİB tarafından düzenlenen sempozyumun ilki başarıyla tamamlandı. Özellikle Almanya’daki Türk azınlığın öncelikli meselelerinin masaya yatırıldığı sempozyum, ATİB genel merkezinde gerçekleştirildi. Seçkin bir dinleyici kitlesinin yanı sıra, Türk basın mensuplarının da ilgiyle takip ettiler.

ATİB Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Aşkar, kısa bir açış konuşması ve proğramın akışı hakkında bilgilendirme yaptıktan sonra konuşmacıları tanıttı. Sempozyumda ele alınan konuların bilahere kitap olarak basılacağını hatırlatan Aşkar, yıl sonuna kadar en az iki sempozyum daha düzenleyeceklerini söyledi. Yaklaşık dört saat süren toplantı boyunca dinleyiciler, konularına iyi hazırlanmış konuşmacıların ağzından Batı Avrupa Türklerinin öncelikli sorunlarını ve teklif edilen çözüm yollarını dinlediler.

Batı Avrupa Türkünün Eğitim ve Anadil Meselesi

Sempozyumda alanının uzmanları tarafından eğitim, dil, anadil, yeni türetilen kavramlar ekseninde İslam ve Müslüman algısı, göçmen Türk kadınının psikolojik çıkmazı, göçün ve göçmen Türk’ün edebiyatı, Alman medyasının göçmenlere yaklaşımı, üçüncü nesil Türklerde kültürel kimlik ve Türk sivil toplum kuruluşları hakkında sunum gerçekleştirdi. Eğitim Danışma Kurulu Başkanı Mehmet Önel, Türk kökenli göçmen öğrencilerin istenen derecede başarılı olamamasından 50 yıllık Alman eğitim sisteminin tek dil ve kültürlü bir toplum için hazırlanmış, eleyici ve tasnif edici olmasını sorumlu tuttu. Sistemin göçmenlere uygun olmadığını ve şans eşitliği sağlamadığını belirten Önel, sistemin göçmenler dikkate alınarak yeniden oluşturulması gerektiğini belirtti. PISA ve BM araştırmalarının da bu yönde sonuçlar verdiğini kaydeden eğitimci, ‘Dil bilimciler; sistemin çocukları erken yaşta okul tiplerine ayırıyor, eliyor olmasının başarıyı düşürdüğünü ıspat etmiştir. Almanya’da 16 milyon göçmen kökenli insan var. Sorun çocuklarımızın okulda hem iyi derecede Türkçe, hem de iyi derecede Almanca öğrenmemesinden kaynaklanıyor“ dedi.

























Yeni Türetilen Kavramlar Ekseninde İslam ve Müslüman Algısı

Yeni türetilen kavramlar ekseninde İslam ve Müslman algısı’ başlıklı bir sunum gerçekleştiren gazeteci-yazar Ali Kılıçarslan Avrupa’da İslam ve Müslüman algısının tarihi önyargılara, Oryantalizmin ötekileştirici bakış açısına, Doğu Bloku’nun yıkılmasından sonra “yeni düşman“ imgesine, 11 Eylül saldırılarından sonra tüm Müslümanlara “potansiyel tehlike“ olarak bakılmasına, Müslüman coğrafyasındaki savaş ve çatışmalara ve Avrupa’daki Müslümanların hatalarına dayandığını söyledi. Dindar veya din mensubu üzerinden dinin, İslam’ın tanımlanmasının yanlışlığına dikkat çeken Kılıçarslan, İslam tartışmaları ile İslam karşıtı siyasi bir güç birliğinin amaçlandığını belirtti. Gazeteci-yazar, medya ve halkın da kısmen destek verdiği ırkçı ve İslam karşıtı politikaların öncülük ettiği bu girişimin iktidara yürüyen bir güç haline dönüşebileceğini dile getirdi.

Göçmen Türk Kadının Psikolojik Çıkmazı

Dr. Emine Seçmez ise, “Göçmen Türk kadınının psikolojik çıkmazı“ başlıklı sunumunda ailelerin göçle parçalandığını, eşlerini Türkiye’de bırakan erkeklerin burada Alman kadın dostlar edindiğini, bütün bunlardan kaynaklanan acı ve sorunların halen devam ettiğini aktardı. Eşinin kendisini aldatmasını dile getirmekden geri duramayan ev kadınlarının şiddete maruz kaldığını belirten Seçmez, “Şiddet Türk-İslam ailesine yakışmıyor. Buna son vermeliyiz. İlk neslin yaşadıkları yeni nesillerin evliliğe, geleceğe karamsar bakmasına neden oluyor“ dedi. Bağımlı gençleri kurtarmak için Türkiye’den evlendirilme yolunun yanlış olduğunu söyleyen uzman, ‘Bu şekilde sorunlu bir kişi iken beşe çıkıyor. Anne babalar oğullarına evlenmezsen sütümü, hakkımı helal etmem diyeceğine, tedavi olmak için kliniğe yatmazsan helal etmem demeli“ dedi.

Göçmen Türkün Edebiyatı

Göçün ve göçmen Türk’ün edebiyatı’ konulu sunum gerçekleştiren şair-yazar Ozan Yusuf Polatoğlu ise, ailelerin parçalandığı göçün ilk döneminde ayrılık türküleri, şiir ve destan ağırlıklı bir edebiyat geliştiğini söyledi. Polatoğlu, “His ve düşüncelerimizi etkileyen bir süreç yaşadık. Göç edebiyatı göçün kelimelere dökülmüş halidir. Artık Almanyalı olduğumuza dönük şiirler yazılıyor“ dedi.

Üçüncü Neslin Kimliği

Politolog ve sosyolog Alaaittin Diker ise, ‘Üçüncü nesil Türklerde kültürel kimlik’ başlıklı sunumunda, “Üçüncü nesil, eşitsizliğe ve ayrımcılığa karşı savunma amaçlı bir kimliğe ihtiyaç duymaktadır. Gençler iki kültür arasında bocalıyor. Almanya’da hakim kültürden farklı ama ilk neslin kültürel kimliğinden uzak bir kimlik doğmaktadır“ dedi.

Türk Sivil Toplum Kuruluşaları

ATİB Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Aşkar ise, Avrupa’daki Türk sivil toplum kuruluşlarının ilk başta Türkiye’deki farklı siyasi ve dini görüşler ekseninde kurulduğunu hatırlatarak, “Gayeleri Avrupa’daki Türklere yönelik faaliyetler yürütmek değil, buradan anavatanı kurtarmaktı. Hepsi için geçerli olmasa da, göçün 50. yılında bile buradaki bazı kuruluşlar henüz kendi başlarına buyruk hareket edemiyor. Kuruluşlar emir kulu değil, iş yapan, sadece sadakat değil liyakat sahibi de olan kuruluşlar olsun, burada yetişen elitlere sahip çıksın isteriz. Bırakın orta ve uzun vadeyi, bazılarının yarına bile projesiz girmeleri karamsarlığa düşürmektedir’ dedi. Bununla birlikte Türk toplumunun sayıları binleri bulan bu kuruluşlara çok şey borçlu olduğunu belirten Aşkar, ‘Türkler arasında bir uyum zirvesi yapılmalı ve uyumdan ne anladığımız kağıda dökülmelidir’ dedi.

ATİB Genel Başkanı Selahattin Saygın, sempozyumun kapanış konuşmasında, konuşmacılara teşekkür ettikten sonra, Batı Avrupa Türklerinin hayati önem arz eden meselelerini gündeme taşımaya ve takipçisi olmaya kararlı olduklarını ifade etti. Yemek arası verildiğinde, evlerde hazırlanan birbirinden leziz yiyecekler, açık büfe şeklinde davetlilere ikram edildi. Dinleyicilerden gelen sorular ve tekliflerle proğram sonlandırıldı.



 

Mahmut Aşkar

İnandığınız gibi misiniz, yoksa Yaşadığınız gibi mi?
İddiası, gayesi, ideali, davası, inancı, ülküsü, insana ve insanlığa dair kaygısı, mesuliyeti olanlaradır sözüm: Devam

Yakup Yurt

KASITLI DÜZENSİZLİK
Yalnızlığa, sevgisizliğe, açlığa, sefalete, cahilliğe, krize, hastalıklara, umutsuzluğa karşı herkes sürekli direnişte... Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

Seçmen Haritalarının İdeolojisi sa
Seçmenlerin oy verdikleri partilerle örtüşen bir ideolojilerinin olduğu varsayımı bana göre şüphelidir.
Devam

Hidayet Kayaalp

ÇAKMA LİDERLİK
Her şeyin çakması tuhaf oluyor ama, liderliğin çakması biraz da komik oluyor. Devam

Yakup Tufan

AVRUPA’DA AİLE YAPIMIZDAKİ DİNAMİKLER VE DİNAMİTLER
Avrupa’da Türk aile yapısında bozulmanın önüne geçmek  mümküm olmayacak mı? Devam

Ayten Kılıçarslan

ALMANYA’NIN ÜÇ SORUNU
B
unlar önem derecesine göre eğitim, islam düşmanlığı ve demografi olarak sıralanabilir. Devam

Prof. Dr. Ramazan Demir

“Türk” Kelimesine Kimler Karşı..!
Türk Milleti de böylece baskı altına alınarak sindirilmeye çalışılmakta; sürekli kışkırtma, sürekli hakaret içerikli söylemlerle Milletin sabır sınırları zorlanmaktadır...
Devam

Leman Kuzu

DOSTLUK VE BİRLİK AĞI
Hepimizin bildiği gibi insan doğası gereği sosyaldir ve bilinen bu gerçekle birbirlerine her daim ihtiyaç duyarlar.  Devam

Şefik Kantar

Wikilizm ve Wikilistler
Amerikan gizli belgelerinin ortaya dökülmesinden doğan hazzı gören Wikilistler, başka ülkelerin, başka odakların, kurumların belgelerine yönelecekler. Devam

Muhsin Ceylan

Populizmin çocuğu Sarrazin
Türkleri, Arapları ve Müslümanları aşağılayan söz ve iddialarla Almanya’da çoğunluk toplumu nezdinde kahraman(!) olmak hiçte zor değilmiş. Devam

Orhan Aras

SONBAHAR
Bu gurbet, bu sessiz gökyüzü, bu uzayıp giden yollar, bu benden ilgisiz insanlar oldukça hüzünlenmeğe hakkım yok benim. Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

YAZIKLAR İSRAİL’E
Korsan devlet ayıbı
Böyle vurdu sahile..

Devam

Mehmet Ali Aladağ

Bizim Sofistike ve
Komplike Aydın
Eğer bu söylediklerini sen anladıysan, ben de senin gibi olayım... Kafası karışık, zihni bulanık, şaşkın herif! Devam

Nurdoğan Aktaş

‘’Beyaz Hüzün’’e ‘’Merhaba Olsun’’
Batı Avrupa ülkelerinde yaşayanlar Türkülerin gücünü en iyi bilen ve bilmesi gereken insanların başında gelirler.  Devam

Ali Kılıçarslan

“Müslümanı Avrupalılaştırmak”
Avrupa’nın mı islamlaştığını, bir başka deyişle müslümanlaşacağını öğrenmek isteyenler, özellikle Almanya Türkleri’nin geleceği hakkında fikir yürütenler, bu kitabı mutlaka okumalılar. Devam

Nuran Yelkenci

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Müslüman Türk Kadınının Yeri...
Ev ekonomisini en iyi şekilde yönetebilen akıllı, eğitimli bir kadın neden ülkeyi
 yönetemesin?
Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Çocuklar bizim!
Gerekirse suç işlenen bölgelere psikologlar, spor öğretmenleri, antrönerler,  spor salonları, kütüphaneler,  götürülmelidir... Devam

Umut Bulut

Kalıbınıza tüküreyim

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat